BASIN BÜLTENİ

Kontrolsüz Yapılan Yonca İhracatı  Üreticiyi Olumsuz Etkiliyor

Avrupa Birliği ülkelerinde hayvancılık işletmeleri, yem ihtiyaçlarını ağırlıklı olarak meralardan karşılamakta, bu sayede çok daha düşük maliyetlerle üretim gerçekleştirebilmektedir. Bunun aksine ülkemizde yeterli mera alanlarımız olmadığı için yem masraflarımız işletme maliyetleri içerisinde maalesef  %70 oranında bir yer tutmaktadır.

Hayvancılık genel müdürlüğü “Kırmızı Et Stratejisi” raporu verilerine göre ülkemizin 15 milyon ton, kuru madde bazında ise 5,1 milyon ton olarak kaba yem açığı olduğu hesap edilmiştir.

Son dönemde kaba yem ile yem hammaddeleri üretimindeki açığımız devam etmekte iken, üreticimiz için önemli bir kaba yem unsuru olan yoncanın artan kurlar nedeniyle ihracatı gündeme gelmiştir.

Tablo-1: Yıllar itibarı ile Yonca ekim alanları (da) ve Üretim (ton)

EKİLEN ALAN (da) ÜRETİM (TON)
    Yeşil ot Kuru ot
1990 1.974.390 1.848.825 1.105.819
2000 2.508.000 1.807.000 1.540.000
2010 5.688.107 11.676.115
2011 5.585.525 12.076.159
2012 6.741.832 11.536.328
2013 6.286.419 12.616.178
2014 6.923.055 13.432.968
2015 6.620.459 13.949.958
2016 6.501.107 15.714.381
2017 6.594.319 17.561.190
2018 6.351.052 17.544.946

                 Kaynak: TÜİK

 

Yonca ekim alanı 1990’lı yıllarda yaklaşık 2 milyon dekar iken 2012 yılında 6 milyon 740 bin dekara kadar yükselmiş daha sonraki yıllarda sabit kalmış, artan ihtiyaca rağmen yonca ekim alanlarında istenilen artış sağlanamamıştır.

Tablo-2: Yıllar itibarı ile Ülkemizden Yonca İhracatı (2015-2019)

Yıl Miktar (kg) Değer ($)
2015 5.944.988 3.345.449
2016 5.685.814 3.183.867
2017 1.127.430 559.274
2018 11.211.101 1.821.946
2019 (İlk üç ay) 4.948.510 959.248

Kaynak: TÜİK

Tablo-3: İlk üç aylar itibarı ile Ülkemizden Yonca İhracatı (2015-2019)

Yıl Miktar (kg) Değer ($)
2015 157.700 142.036
2016 701.485 424.261
2017 640.030 318.945
2018 1.362.030 167.595
2019 4.948.510 959.248

Kaynak: TÜİK

Ülkemizde 2015 yılında 5,9 bin ton yonca ihracatı yapılıyorken 2018 yılında bu rakam 11,2 bin tona çıkmıştır.

2019 yılı 3 aylık ihracatımız ise müthiş bir artış ile 4,95 bin ton olarak gerçekleşmiştir.

İlk 3 aylık verilere bakıldığında 2019 yılında yonca ihracatında bir önceki yıla göre % 275 oranında bir artış olduğu görülmektedir.  Keşke yonca üretim fazlamız olsa da yoncamızın ihracatını gönül rahatlığıyla yapabilsek. Ancak ürettiğimiz yonca ülkemiz hayvancılığına zaten yetmemektedir.

Özellikle Ürdün Katar ve Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkelerinden gelen ithalat talebi ile Aksaray ve Konya gibi illerimizden bu ülkelere ton başına 950-1.100TL/ton fiyat aralığında konteyner üzeri ihracat gerçekleşmektedir. Ayrıca yerli ve yabancı tüccarlar üreticilerden bu fiyatın altında tarla teslimi alım yapıp ihracat yapmaktadır.

Yapılan ihracat ile birlikte ticari olarak yonca üreten üreticimiz bu durumdan memnun görünüyor olsa da, arz ve talep dengesini bozacak bir şekilde ihracatın yapılması, önümüzdeki dönemde zaten zor durumda bulunan hayvancılık işletmelerimizi olumsuz etkileyecektir.

Kur yükselişleri sebebi ile yurtdışına satışı cazip hale gelen yoncanın kontrolsüz olarak ihracatı, piyasa düzenine manipülatif bir etki yaparak fiyatın iç pazarda aşırı yükselmesine sebep olmakta ve hayvancılık işletmelerimizin yonca talepleri karşılanamaz duruma gelmekte ve ithalat yapma zorunluluğu kaçınılmaz hale gelmektedir.

Tablo-4: Yıllar İtibarı İle Ortalama Yem Bitkisi Desteklemeleri (TL/da)

Yem Bitkileri 2013 2014 2015 2016 2017 2018
Yonca Sulu 50 50 50 60 60 90
Yonca Kuru 30 30 30 35 40 40

 

Bu nedenle ülke içerisinde fiyatları dengede tutabilecek, arz ve talep dengesini bozmayacak bir şekilde yonca ihracatına acilen fon konulması ve yonca üreticimizin de mağdur olmaması için 2018 yılında 90TL/Da olarak açıklanan yonca üretim desteğinin 150TL/Da olarak açıklanması gerekmektedir.

Alacağımız bu önlemler ile hayvancılık işletmelerimizin baş ihtiyaçlarından biri olan kaliteli yoncamızı yurtdışına satıp, kalitesiz yoncaları çok daha yüksek fiyatlardan ithal edilmesinin önüne geçilebileceğini düşünüyoruz.

Saygılarımızla,

TÜSEDAD

Yönetim Kurulu