ÇOCUKLARIMIZ SÜT İÇMİYOR

Türk halkı bazı ülkelerinin neredeyse dörtte biri kadar süt içiyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 2016 verilerine göre Ukrayna, Avustralya, Belarus, Yeni Zelanda’da kişi başına bir yılda 100 litrenin üzerinde süt içilirken Türkiye’de bu oran 34 litrede kalıyor. Çocuklardan yaşlılara her yaş grubu için vitamin ve mineral deposu süt, Ukrayna’da yılda kişi başına 122 litre tüketiliyor. Avustralya yılda kişi başına 112, Belarus 110, Yeni Zelanda 109 litre süt içiyor. Türkiye’de ise bu oran 34 litre. Sağlık Bakanlığı 2016 yılı istatistiklerine göre, 7-8 yaş çocuklarda süt tüketimi de gerekli düzeyde değil. Bu yaş grubu çocukların yalnızca yüzde 28’i her gün süt tüketiyor. Aynı yaş grubunun yüzde 23’ü ise haftada bir kez bile süt içmiyor. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman inanç, 21 Mayıs Dünya Süt Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, sütün günlük beslenmenin bir parçası haline gelmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. inanç, süt tüketiminin gerekliliklerini anlattı: Beslenme düzenimizde önemli protein kaynağıdır. 1 litre süt 32 gram protein içerir. Sütte bulunan proteinler; hücre ve dokuların oluşmasında, saç ve tırnakların gelişmesinde önemli rol oynar, büyüme ve gelişmeye büyük ölçüde katkı sağlar, kasların sağlıklı gelişmesine ve çalışmasına yardımcı olur. İçerdiği 40’tan fazla besin öğesiyle süt, özellikle mevsim değişimi sonucu bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla sıkça görülen solunum yolu enfeksiyonları, grip ve soğuk algınlığı gibi pek çok rahatsızlığa karşı doğal bir koruyucudur. Kemiklerin güçlenmesi ve kemik sağlığının korunması için gerekli olan kalsiyum deposudur, içerdiği kalsiyum sayesinde, günde 2 bardak süt tüketmek, osteoropozu engellemeye yardımcı olur. Süt ve süt ürünleri, kan yağlarının ve kan basıncının düşürülmesinde etkili olan protein, kalsiyum, fosfor gibi pek çok besin öğesine sahiptir. Günlük düzenli kullanıldığında koronerkalp hastalıklarına karşı koruyucu ve hipertansiyonu dengeleyici rol oynar. Gebelik boyunca annelerin vücudunda azalan mineraller, günde iki bardak süt ile karşılanabilir. Yüksek miktarda kalsiyum ve fosfor içeren süt, asitli ve şekerli yiyeceklerin yarattığı mikroorganizmalarla savaşarak dişlerimizde oluşabilecek çürükleri engeller. Sütte bulunan vitamin ve mineraller, akne ve cilt inflamasyonu riskini azaltarak cilt sağlığını korur. Glisemik indeksi yüksek besinlerden olan süt, günde iki bardak tüketildiğinde tokluk hissini artırarak fazla kilo almayı engeller. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için ihtiyaç duyduğumuz besin grupları içinde yalnızca süt, enerji oluşumunda etkili olan karbonhidrat, protein ve yağı bir arada içerir. İçerdiği B12 vitamini ile süt, sinir sistemi ve sinirler arası iletimini olumlu yönde etkiler ve çocukların algı ve öğrenme kapasitelerini arttırır. Sütte bulunan çinko ve tirozin de bilişsel gelişim, dikkat, aktivite, davranış ve motor gelişimini olumlu yönde etkiler. Kaynak: Aydınlık