SÜTTE İHRACAT ARTIŞI İÇİN İSTİKRARLI TARIM POLİTİKALARINA İHTİYAÇ VAR

Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatı 2017’de yüzde 9.1 artarak, 192 bin tona çıktı. Bu yıl ise ihracatın 200 bin tonu aşmasını öngörüyoruz. İhracatın artması öncelikle rekabet gücünün artmasına bağlı. Rekabet gücünü artırmaya yönelik bir toparlanma ise çiğ sütte kalite fiyat dengesiyle olur. Bunun için süt sektöründe, öncelikle istenilen kalite ve maliyet hedeflerine ulaşılması gerekiyor. Bunun da yolu uzun vadeli ve istikrarlı tarım politikalarından geçiyor. Son 15 yılda üretimde kayda değer mesafe kaydedilmesi, Türkiye süt sektörüne ihracat pazarlarında belirli temsil imkânı sağladı. 2017 yılında 192 bin ton süt ve süt ürünü ihraç edilirken, ithalat 21 bin ton olarak gerçekleşti. 2016’da ise süt ürünleri ihracatı 176 bin ton, ithalat 27 bin ton olmuştu. Değer bakımından 2017’de yaklaşık 335 milyon dolarlık ihracat, 90 milyon dolarlık ithalat yapıldı. Bu verilere göre süt ve süt ürünleri ihracatı 2017’de yüzde 9.1 arttı. Bu sene ise ihracatın 200 bin tonu aşmasını, ithalatın aynı seviyelerde kalmasını öngörüyoruz. Ancak ihracatın artması, rekabet gücünün artmasına bağlı. Rekabet gücünü artırmaya yönelik bir toparlanma ise çiğ sütte kalite-fiyat dengesiyle olur. Bunun için de süt sektöründe, öncelikle istenilen kalite ve maliyet hedeflerine ulaşılması gerekiyor. Buda uzun vadeli ve istikrarlı tarımsal politikalarla sağlanabilir. 20 milyon tonu aşan süt üretimiyle dünyada sekizinci sıradaki yerimizi ihracatta da aynı seviyeye yükseltmek başlıca hedefimiz, ihracatta belli başlı markaların kalite rekabetinde bir sorunu yok. Ancak bu durumun tüm sektöre yaygınlaştırılabilmesi için dünya fiyatları ve kalitesiyle rekabet edebilecek düzeye gelebilecek bir model yaratılması gerekiyor. Kaynak: Dünya