Yazılar

TÜSEDAD KASIM AYI ÜYE BÜLTENİ - 2019

News

TÜSEDAD 3. Sektör Değerlendirme Toplantısı – 25 Mayıs 2020

TUSEDAD 3. Sektör Değerlendirme Toplantısı - 25 Mayıs 2020-son

TÜSEDAD MART 2020 ÜYE BÜLTENİ YÖNETİCİ ÖZETİ

TÜSEDAD ÜYE BÜLTENİ- YÖNETİCİ ÖZETİ - MART 2020-sıkıştırıldı

Yönetim Kurulu’nun 11.12.2019 Tarihli Ziyaretleri

TÜSEDAD YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
11 ARALIK 2019 TARİHİNDE
HAYVANCILIK GENEL MÜDÜRÜ
ZEKERİYYA ERDURMUŞ VE
TÜRK VETERİNER HEKİMLER BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI ALİ EROĞLU’NU ZİYARET ETTİ.

Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri 11.12.2019 tarihinde HAYGEM Genel Müdürü Zekeriyya Erdurmuş’a ziyarette bulundu.
Toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Müslüm Doğru, Emirhan Orhan, Gürhan Söney ve Mehmet Yaşar Özekenci ve Dernek Genel Sekreteri Kerem Demirel katıldı.
Toplantıda T.C. Ziraat Bankasında çiftçilere kullandırılan krediler gündeme gelmiş olup, Sanayicilere kullandırılan kredilerde geri dönüş olmayan kredi oranının %11 üreticilerde ise %2 civarında olduğu dile getirilerek bunun üreticiye uygulanan yüksek miktarlı ipotekler nedeniyle oluştuğunu ipoteklerin üretici lehine yeniden düzenlenmesi gerekliliğine vurgu yapıldı. Ayrıca Ziraat Bankası dışındaki diğer bankaların uyguladıkları yüksek faiz nedeniyle Ziraat Bankasından çeşitli nedenlerle kredi kullanamayan üreticilerin bu yükün altına girmek zorunda kaldıkları ve borçlarını çevirmekte zorlandıkları dile getirildi. Yabancı kaynaklı bankaların ve tarım dışı fonların tarıma girmesinin üreticiyi mağdur ettiği belirtildi.
Toplantıda ayrıca Yörsan firmasının iflası nedeniyle bu firmaya süt veren ve alacağı bulunan üreticilerin mağduriyeti dile getirildi. İflas süreci ile ilgili olarak öncelikle personellerin tazminatları, kamu ve banka alacaklarının ödeneceği için bu süreç içerisinde çiftçilerin kamu alacakları içerisinde yer alabilmeleri için gerekli çözümler görüşüldü.
Genel Müdür Erdurmuş konuyu takip ettiklerini çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi için yapılacak çalışmaları destekleyeceklerini ifade etti.
Erdurmuş, süt fiyatları ile ilgili olarak Türkiye’nin çeşitli yörelerini ziyaret ederek köyleri dolaştığını bazı köylerde bazı küçük üreticileri sütlerini soğutamadıkları için 1,70 TL/kg’a sattığını, köy elektrik sisteminin soğutma tankının kullandığı elektriği kaldıramaması nedeniyle sıkıntılar yaşandığını özetle köylerde halen altyapı sorunları bulunduğunu ifade etti. Ülkemizde üretimin artması için bazı sektör temsilcilerinin ve akademisyenlerin hayvan sayısının artırılması gerekliliğini belirttiğini bazılarının ise hayvan sayısından ziyade hayvan başına alınan verimliliğin artırılmasının gerekliliğini ifade ederek, bu konuda hayvan verimliliğinin artırılmasının çok daha önemli bir husus olduğunu vurguladı.
Erdurmuş, artan hayvan sayısına rağmen, yıllar itibarı ile yurtiçi arpa ve buğday üretiminde bir artış olmadığını, yem bitkileri üretiminde ise çok sınırlı bir miktarda gelişme olduğunu ancak hayvan sayısında yaşanan yükselişin daha fazla olması nedeniyle ithal edilen yem ve yem hammaddelerinin gün geçtikçe arttığını ifade etti.
Erdurmuş, desteklemeler ile ilgili olarak tarımsal destekleme bütçesinin tamamının Bakanlık tarafından destekleme için kullanıldığını belirtti. Buzağı desteklemeleri ile ilgili olarak bildirilen hayvan sayısının 3 milyon baş olduğunu ancak 4 milyon 800 bin baş buzağı için destekleme talebi gelmesi nedeniyle aradaki farkın karşılanabilmesi için sürenin uzadığını 202 yılı Ocak ayı içinde tarihinde buzağı destekleme ödemelerini yapmak için çaba gösterdiklerini belirtti.
Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, suni tohumlama uygulamalarında daha önce verilen talimat ile 5 yaşına kadar aynı ırklar ile tohumlama zorunluluğunun kaldırıması sonrasında ilgili mercilere yaptıkları uyarılar sonrasında bu yanlış uygulamadan geri dönülmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti.
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Müslüm Doğru, Ülke genelinde genç erkek dana bakım merkezleri geliştirilmesi gerektiğini, süt işletmelerindeki erkek buzağıların mevcut besi işletmelerine gönderilerek burada bakım, barınma ücretlerinin süt işletmeleri tarafından karşılanabileceğini bu şekilde hem kapasitesi düşük olarak çalışan besi işletmelerine bir destek sağlanacağını hem de süt işletmelerinin daha yüksek verimlilik ile çalışacağını ifade etti. Genel Müdür Zekeriyya Erdurmuş bu konuda teşvik edici bir destekleme yapılabileceğini ve bir çalışma yürüteceklerini ifade etti.
Müslüm Doğru ayrıca sürekli olarak gündeme gelen hayvan sayısı istatistiklerinin daha doğru olarak belirlenebilmesi bu doğrultuda Bakanlığın daha etkin politikalar üretebilmesi adına TARSİM veri tabanının kullanılabileceğini TARSİM’den sigorta yaptıran çiftçilerin sayısının artırılabilmesi için desteklemelerin kullanılabileceğini, üreticilerin desteklemeden faydalanabilmesi için TARSİM’e sigorta yaptırmaları şartının getirilebileceğini dile getirdi. Böylelikle sigortalanan hayvan sayısının artmasından dolayı çiftçi başına düşen primlerin de düşebileceğini belirtti.
Bu konuda Genel Müdür Erdurmuş, süt, et gibi tarımsal ürünler için de bir ürün gelir sigortası geliştirilmesinin bu konuda çiftçileri teşvik edeceğini ancak bunun yapılabilmesi için TARSİM’in mevcut altyapısının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yönetim Kurulumuz ayrıca hastalıklardan dolayı kontamine olmuş süt için bir tazminat bedeli uygulanması gerektiğini, bu şekilde tüketici sağlığına doğrudan katkı sağlanacağını vurguladı.
Kırmızı et sektörü ile ilgili olarak Genel Müdür Erdurmuş, 2019 yılında bugüne kadar yaklaşık 520 bin baş civarında besilik hayvan ithal edildiğini, 26 Ekim 2019 tarihinden sonra Bakanlığın yeni başvuru almadığını kontrol belgesi almış işletmelerden yaklaşık 20 bin baş civarında hayvan ithal edileceğini belirtmiştir. Erdurmuş, ithalatın durdurulması ile birlikte piyasa algısının üretici lehine değiştiğini ifade etti.
Genel Müdür Erdurmuş ayrıca karkas et fiyatlarına müdahele edilmesi yönünde bir baskılarının olmadığını vurgulayarak üreticilerin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için mevcut durumda karkas kesim fiyatlarının 35TL/kg seviyelerinin üstüne çıkmadığı sürece bir müdahalenin söz konusu olmayacağını belirtti.

TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ile, Yönetim Kurulu Üyeleri Müslüm Doğru, Gürhan Söney, Emirhan Orhan, Mehmet Yaşar Özekenci, TÜSEDAD Veteriner Teşhis Analiz Laboratuvar A.Ş. Sorumlu Yöneticisi Seda Seyfeli ve Dernek Genel Sekreteri Kerem Demirel Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Sayın Ali Eroğlu’nu makamında ziyaret etti.

Görüşmede ayrıca TVHB Genel Sekreteri Haluk Aşkaroğlu’da yer almış olup yer almış olup, süt ve et sektöründeki güncel gelişmeler, sorunlar ve çözüm önerileri ele alınmıştır. Görüşmede iki kurum arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi hakkında görüş birliğine varıldı.

DİAGEN BİYOTEKNOLOJİK SİSTEMLER A.Ş.
TEMSİLCİLERİ 12 ARALIK 2019 TARİHİNDE
DERNEĞİMİZE ZİYARETTE BULUNDU.

Diagen Biyoteknolojik Sistemler A.Ş. Temsilcileri Mehmet Gülşen ve Murat Gökçe 12.12.2019 tarihinde Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Üyelerine ziyarette bulundu.

Toplantıya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Müslüm Doğru, Emirhan Orhan, Gürhan Söney ve Mehmet Yaşar Özekenci ve TÜSEDAD Veteriner Teşhis Analiz Laboratuvar A.Ş. Sorumlu Yöneticisi Seda SEYFELİ ve Uzman İnci Ülkü Çelikel katıldı. Toplantıda sütten gebelik testi analizi konusu ele alındı.

Hayvancılıkta “acil önlemler paketi” geliyor

Hayvancılıkta “acil önlemler paketi” geliyor

Hayvancılık sektörüne yönelik “acil önlemler paketi” yılbaşından itibaren devreye girecek. Hayvan ithalatı,kırmızı et piyasası, çiğ süt primi, süt ürünleri ihracatına destek,yem hammaddeleri ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması gibi bir dizi kararı kapsayan “acil önlemler paketi” 2019’un ilk günlerinde uygulamaya konulacak.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 19 Aralık’ta yapılan Gıda Komitesi toplantısından sonra “Tarımda 2019’un yol haritasını belirledik” açıklamasının ayrıntılarına DÜNYA ulaştı. Özellikle hayvancılık sektörüne yönelik bu yılın hemen başında devreye girecek bir dizi önlem alınıyor.

Bakan Albayrak ilk işareti twiter mesajı ile verdi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Gıda Komitesi Toplantısı’ndan sonra twiter hesabından şu mesajı paylaşmıştı: “Tarımda ithal girdi bağımlılığını azaltma ve tarımsal erken uyarı sistemine ilişkin 2019 planlaması başta olmak üzere, önemli başlıklarda yol haritamızı hazırladık. 2019 çok daha stratejik adımları atacağımız bir yıl olacak.”

DÜNYA’nın ulaştığı 2019 yılı yol haritasında, özellikle 31 Mart’ta yapılacak yerel seçim öncesinde en çok sorun yaşanan hayvancılık sektörü için bir dizi önlem yer alıyor.
Önlemler arasında, 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle çiğ süt prim desteğinin artırılması da var. Bunu Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 22 Aralık’ta açıkladı. Pakdemirli’nin açıklamasına göre, Ocak,Şubat,Mart 2019 döneminde çiğ süt destekleme primi litre başına 15 kuruşluk artışla 25 kuruş olarak ödenecek.

Hayvan kesimleri hızlandırılacak
Et ve Süt Kurumu depolarında biriken 20 bin tonu aşkın karkas et nedeniyle hayvanın kesimi için 3 ay sonrasına gün veriyor. Şubat 2019’a kadar kesim için randevu verilen ve kesilmesi beklenen hayvan sayısı 300 bin başa ulaştı.Alınacak önlemlerden birisi de hayvan kesimini hızlandırmaya yönelik olacak. Buna göre Et ve Süt Kurumu kesimleri hızlandırarak piyasadaki sıkışıklığı 1 ayda ortadan kaldıracak. Böylece yetiştirici hayvan kesimi için 3 ay beklemeyecek.

Hayvan ithalatına sınırlama

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bir süreden beri “Önümüzdeki 6 ay kasaplık hayvan ithalatı olmayacak” açıklaması daha da genişletiliyor. Hayvancılığa yönelik acil önlem paketinde kasaplık hayvan ithalatının yanı sıra damızlık Holstein gebe düve ithalatının durdurulması, besilik dana ithalatına da 2019 yılı içinde sınırlama getirilmesi öngörülüyor. Besilik hayvan ithalatında 2014 yılındaki uygulamaya geri dönülüyor. İthalat yapmak için iç piyasadan belli miktarda hayvan alınması şartı getirilecek. 2014 yılında ithalat yapmak isteyenler iç piyasadan aldıkları hayvan kadar ithalat izni veriliyordu. Örneğin 100 baş ithal etmek için iç piyasadan 100 baş besi hayvanı alma şartı vardı. Şimdi tekrar bu uygulamaya geçilecek.

Sütte ihracata destek,yem dayatmasına son verilecek

Çiğ sütte destekleme priminin 15 kuruş artışla litre başına 25 kuruşa çıkarılmasının yanı sıra ihracata da destek verilecek. Süt ürünleri ihracatı yapacak her kuruluşa destek sağlanması öngörülen yeni uygulamada amaç iç piyasadaki arz fazlası süt ürünlerinin ihracatını sağlamak.Ayrıca süt sanayicilerinin “yemimi almazsan sütünü almam” dayatmasına da son verilmesi öngörülüyor. Bir çok süt sanayicisi çiğ süt üreten çiftçiye yem satıyor. “Yemimi almazsan sütünü almam” dayatması karşısında çaresiz kalan üretici mecburen yem alıyor.Bu uygulamanın da sona erdirilmesi için yeni düzenlemeler yapılacak.

Ocak’ta referans fiyat belirlenmeyecek

Çiğ süt destekleme priminin litre başına 10 kuruştan 25 kuruşa çıkarılması nedeniyle, Ulusal Süt Konseyi’nin Ocak ayında toplantı yaparak referans fiyat belirlemeyeceği ve daha önce belirlenen 1 lira 70 kuruşluk fiyatın bir kaç ay daha geçerli olacağı ifade ediliyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yaptığı açıklamada bunun ipuçlarını verdi. Pakdemirli 1 lira 70 kuruş olan referans fiyatın 25 kuruşluk prim ile 1 lira 95 kuruşa yükseldiğini ifade etti. Bu açıklama referans fiyat için yeni bir toplantı olmayacağının işareti olarak gösteriliyor.

Yem ithalatında vergi sıfırlanıyor

Alınacak bir başka önlem ise yem hammaddeleri ithalatına ilişkin. Yem hammaddeleri ithalatında geçen yıl yüzde 7.8’e kadar düşürülen gümrük vergisi 2019 itibariyle sıfırlanacak.

Gıda Komitesi devrede

Hayvancılıkta devreye girecek “acil önlemler paketinin” ilk olarak 19 Aralık’ta yapılan Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi (Gıda Komitesi)’nde ele alındığı öğrenildi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın başkanlığında, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli,Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın ve ilgili bakanlıkların üst düzey bürokratlarının katıldığı 19 Aralık 2018 tarihli Gıda Komitesi toplantısında hayvancılık sektörüne ilişkin bu önlemler konusunda karar alındı. Önlemlerin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından tek tek kamuoyuna açıklanması kararlaştırıldı. Pakdemirli ilk olarak 22 Aralık’ta çiğ süt primini açıkladı. Önümüzdeki günlerde diğer önlemlerle ilgili ayrıntıları açıklaması bekleniyor.

Acil önlemler paketinde neler var?

1- Çiğ süt destekleme primi 2019 yılının ilk 3 ayında litre başına 15 kuruş artışla 25 kuruş olacak
2- Et ve Süt Kurumu hayvan kesimlerini hızlandırarak 3 aylık bekleme süresini sonlandıracak
3- Canlı hayvan ithalatına sınırlama getirilecek
4- Süt ürünleri ihracatına destek verilecek
5- Yem hammaddeleri ithalatında vergi sıfırlanacak
6- Besi hayvanı ithalatında ithal edilecek hayvan kadar iç piyasadan alma şartı olacak
7- Süt sanayicisinin üreticiden süt alırken yem alma dayatması önlenecek

Ali Ekber Yıldırım

 

Süt prim desteği 25 kuruşa çıkacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, litre başına verilen ortalama 10 kuruş olan Süt Prim Desteği’nin, 15 kuruş artırılarak 25 kuruşa yükseltildiğini bildirdi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yazılı açıklama yaparak süt üreticilerine müjde verdi. Pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, süt üreticilerinin üretim maliyetlerinin düşürülmesi, üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması, vatandaşların ucuz süte ulaşmalarını temin etmek, “Enflasyonla Topyekun Mücadele” kapsamında fiyat artışının tüketimde talep daralması yaratmasının önüne geçmek ve arz / talep dengesinin devam edebilmesi için çiğ süt destekleme fiyatlarında yeniden düzenleme yaptıklarını kaydetti.

Bu kapsamda, yeni yıldan itibaren ocak, şubat, mart aylarında süt üreticilerine, litre başına verilen ortalama 10 kuruş Süt Prim Desteği’ni 15 kuruş artırarak, 25 kuruşa yükselttiklerini ifade eden Pakdemirli, “Böylece Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı tavsiye fiyat kararı olan 1,70 liralık sütün litre fiyatı, Bakanlığımızca yapılan 25 kuruşluk desteklemeyle 1,95 lira olacaktır. Bu desteklemeyle, 2019 yılının ilk 3 ayında süt üreticilerimize toplam 571 milyon lira süt desteği yapılmış olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

YANGIN YERİ

ABDULLAH AYSU | Dünya durmaksızın dönüyor, ama öküzün boynuzunda değil. Dünyayı döndüren bir çark var. Çarkı, döndürenler; üretenler, emekçiler ve yoksullar… Bir de çarkını döndüren çarkçı başlan var. Çarkçı başlan olan şirketler dünyalıklarım; üreten, emekçiler ve yoksulların sırtından dön- Yangın yeri Dünya durmaksızın dönüyor, ama öküzün boynuzunda değil. Dünyayı döndüren bir çark var. Çarkı, döndürenler; üretenler, emekçiler ve yoksullar… Bir de çarkını döndüren çarkçı başlan var. Çarkçı başlan olan şirketler dünyalıklarım; üreten, emekçiler ve yoksulların sırtından döndürüyorlar. Anlayacağımız, anlayacağınız dünya dönüyor. Dünyanın sırtında şirketler de atlıkarıncalara binmiş, neşe içinde para istifliyor!

Asgari ücret belirlendi, bütün bilimsel verilerin tersine; işverenlerin yararına 1603 TL oldu. İşverenlerde keyif keka…

Memurların maaş artışı belirlendi, memurlar enflasyonun yan boyuna bile erişemedi. Çarkın dişlileri arasında yaşama maharetlerine yeni mahiriikler katma zorunda şimdi onlar.

Emeklilerin durumu mu? Memurların bile ardında.

Ya çiftçiler? Onu ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Bir dokun, bin ah işit hallerinde.

Bakın. Çiğ süt fiyatlan belirlendi. Çiğ süt fiyatlan 13 kuruş arünldı; 1,53 TL oldu. Bozdur, bozdur harca.

Üreticinin istediği fiyat 1.65 TL Sanayicinin teklif ettiği fiyat 1.46 kuruş oldu. Hali hazırdaki fiyat 140 TL idi zaten. Ya sanayicinin teklifi ne oldu? 6 kuruş artış!

Haberlere göre, toplantı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda gerçekleştirilmiş ve 3,5 saat sürmüş. Bu saat niye verilir ki? “Balan, bu kadar kısa sürede çarkçı başlan işlerini becerdi, görün” demek için mi acaba?

Ulusal Süt Konseyi (USK), 140 TL olan çiğ süt referans fiyatını 13 kuruş artırdı, 1.53 TL olarak belirledi. Fiyat şöyle gerçekleşmiş: 144 TL çiğ süt, 9 kuruş da hizmet bedeü eklenerek 1.53 TL Aslına bakıldığında sanayicinin verdiği teklifin bile altında tecelli etmiş.

Evet, sanayici bir göz istemiş, USK, al sana iki göz demiş. Ve bu fiyat 1 Şubat – 30 Haziran tarihleri arasında geçerli olacak. Karar böyle. Bu fiyat 3,6 yağ oram ve 3,2 protein özelliğine sahip süt için. Bu ne demek? Bütün çiğ sütler aynı fiyatta olamayabilecek. Başka bir deyişle, belirlen fiyat; taban değil, tavan fiyat!

30 Haziran’da da fiyat artacak beklentisine girilmesin. O dönemde koyun sütü devreye girecek, fiyatlar arz fazlası nedeniyle hastalanacak. Sanayici fiyatın düşürülmesini isterse bile şaşırmayın.

Gelelim görüşlere; Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solaklıoğlu: “fiyat yetersiz ve riskli” dedi. Gerekçe olarak da, maliyet yani üretim girdileri dövize endeksli, dövizin seyri belirlenen bu fiyatı öngörülen sürede aşabilir. Doğru.

Adana Çiftçiler Birliği Başkam Mutlu Doğru:
“Keşke bu noktalara gelene kadar beklenilmeseydi. Fiyatlar çok uzun bir süre düşük kaldığı için üretici ineklerini, düvelerini kesime gönderdi. Keşke bu adımlar çok önceden atılsaydı. Şimdi piyasada yeterli seviyede süt olmadığı için sanayiciler kendi bölgelerinin dışındaki yerlerden de süt tedarik etme çabasına girdi” dedi. İthalatın sun işte bu kesilen düvelerde saklı. Bilginize.

klamada “sanayiciler kendi bölgelerinin dışında süt tedarik etme çabasına girdi” sözü dikkat çekici. Açıklayayım. Eskiden süt piyasasını Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) Türkiye genelinde düzenlerdi. SEK Özelleştirildikten sonra sanayiciler bölgeleri aralarında paylaştılar. Bir firma diğerinin bölgesine girip süt almıyor. Dolayısıyla süt piyasası serbest değil, sanayiciler arasında parselli. Parseller tapulu değil, sözleşmeli üreticilik yöntemiyle zilliyetli (!)

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı GTHB) bu süreçte ne yapıyor? GTHB, USIC’nın Aralık ayında belirlediği fiyat, enflasyonu arttırır gerekçesiyle fiyat artışına karşı çıkmıştı. Yani; yanı, yanlı! Bu durum perakende fiyatına nasıl yansır? 2017’de tereyağı fiyatı %43, yoğurt fiyatı %22,5 (İrfan Donat) artırılmıştı. Çiğ süt fiyatı hizmet bedeli dahil %ıo bile artmadı. Bu sanayiciler fiyatı arttırmayacak anlamına gelmez tabii. Artıracaklar. Bu kez çarkçı başlarının çarklarını döndürdükleri çarklarından biri de tüketiciler. Onlara zam ile yükü bindirecek, yoksullar daha yoksullaşacak. Evet Üretici fiyatları ve emekçi ücretleri çiğ, tüketicilerin fiyatları pişirici-yakıcı, zenginlerin/şirketlerin kasalarını şişirici nitelikte! O zaman; en baştaki uçtaki üretici, aradaki emekçi ve son uçtaki tüketicilerin ucu birbirine değerse ne olur? Galiba şase yapar, memleket yangın yerine döner. Benden söylemesi. ABDULLAH AYSU