Yazılar

TÜSEDAD KASIM AYI ÜYE BÜLTENİ - 2019

Çiğ sütte “yıllık fiyat” önerisi

Çiğ sütte “yıllık fiyat” önerisi
Yıllardır tartışma konusu olan çiğ sütün fiyatı ve desteklenmesi konusunda Türkiye Süt, Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği’nden (SETBİR) yeni bir model önerisi geldi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile görüşen SETBİR Başkanı Tarık Tezel ve yönetim kurulu üyeleri çiğ süt fiyatının yılda bir kez belirlenmesini ve ülke genelinde uygulanmasını öneren bir rapor sundu.

Hayvancılık, süt ve kırmızı et konusunda öneriler içeren SETBİR’in raporunda süt konusunda şu değerlendirmeye yer verildi: “Sektörün en temel sorunu, istikrarlı ve besleme maliyeti ile ilişki kuran bir fiyatlama ve destekleme modelinin kurulamamış olması. Taban fiyat senede bir kez bütçe dönemi öncesinde belirlenmeli ve takvim yılı boyunca ülkemizin her yerinde uygulanması sağlanmalı. Bu taban fiyat ile birlikte taban kalite (yağ, protein, mikrobiyolojik yük) değerleri de açıklanmalıdır. Fiyat, toplanmış, soğutulmuş süt fiyatı olmalıdır. Mevsimsellik nedeniyle oluşan arz-talep kaymalarını telafi edecek (müdahale alımı gibi müdahale satışını da öngören) bir müdahale sistemi kurulmalı. Süt fiyatı ile besleme maliyeti arasında karşılıklı bir değer (parite) belirlenmeli ve yıl boyunca bu paritedeki sapmaları telafi edecek bir “çiğ süt destekleme” sistemi oluşturulmalı.”

Sıcak süte destek verilmesin

Çiğ sütün toplanmasında, süt hijyeni riskleri ve toplama maliyetlerini yükselten uygulamaların israfa yol açtığı belirtilen raporda: “Süt, sağımından itibaren en geç iki saat içinde + 4 dereceye soğutulmalı. Ancak merkezi toplama yerine, kapı kapı süt toplanması nedeni ile mikrobiyolojik yükün artması, sütün niteliğinin bozulmasına neden olmaktadır. Sütün üretildiği yerleşim merkezlerine süt toplama ve soğutma merkezleri kurulmalı. Üretici, sütünü, bu merkezlere mutlaka kendi getirmelidir. Sıcak süt, destekleme kapsamından çıkarılmalı” denildi. SETBİR Başkanı Tarık Tezel’in Bakan Pakdemirli’ye sunduğu raporda Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) ithalat yapmak yerine piyasada regülasyon görevi yapması gerektiği ifade edildi. Türkiye’nin kırmızı ette arz yetersizliğinin üç önemli kök nedeni olduğu belirtilen raporda bu nedenler şöyle sıralandı: “Sürülerde gebelik oranı ve döl veriminin düşüklüğü. Özellikle buzağı ölümleri ve hastalık nedenleriyle yaşanan kayıplar. Etçi ve kombine ırk hayvan sayısının azlığı.”

Bu üç önemli sorunun, Türkiye’nin kasaplık gücünü sığırda %28’den %24’e, küçükbaş hayvanlarda ise %43’ten %16’ya düşürdüğü belirtilerek çözüm konusunda şu değerlendirmeye yer verildi: “Büyükbaş hayvan varlığımız sütçü tip genetik yapıya sahiptir ve et verimi düşüktür. Etçi ve kombine ırkların da varlığının artırılması, Buzağılama sıklığı yanında buzağı ölümlerinin azaltılması yoluyla besilik-materyal arzının artırılması, hayvan hastalıkları ile etkin mücadele, kesimlik hayvan arzını artıracak ve piyasada fiyat istikrarının kurulması ve korunmasına yardımcı olacaktır. Öte yandan ESK’nın kırmızı ette ithalat görevinden regülasyon görevine dönmesi beklenmektedir. Kaliteli ve yeterli miktarda kaba ve kesif yem ihtiyacının karşılanmasında yurtiçi üretim yeterli değil. İhtiyaç büyük oranda ithalat ile karşılandığından, dövize bağlı istikrarsız bir piyasa hüküm sürmekte. Kesif yem üretiminin %60’ı ithal girdilere dayanmakta. Çiğ süt ve kırmızı et maliyetlerini önemli ölçüde etkileyen yem fiyat istikrarı için yem sektörü desteklenmelidir. Kaba yem ihtiyacının karşılanması için, hayvancılığa dayalı yem bitkisi üretimi teşvik edilmelidir. Meraların, ihtisas sahibi üreticilere, ıslah şartıyla kiralanacağı bir düzen getirilmelidir.”

Kırmızı ette kayıt dışılık önlenmeli

Kesimden başlayarak tüketiciye kadar olan zincirde, kırmızı ette kayıt dışını destekleyen, haksız rekabete yol açan, halk sağlığını tehdit eden ivedilikle iyileştirilmesi gereken uygulama alanları olduğu ifade edilen raporda kırmızı et ile ilgili öneriler ise şöyle: “Kesim standartları ve karkas sınıflandırması belirlenerek kalite odaklı, haksız rekabeti önleyici, tüketici memnuniyetini hedefleyen uygulamalara geçilmeli. Eski, iyi hijyen şartlarından yoksun mezbahalar çağın ve yasaların gereklerine uygun hale getirilmeli. Sektörde kesimhaneler ile perakende satış noktaları arasındaki aracılar yasal düzenleme ortadan kaldırılmalıdır. Hayvan pazarlarında denetimler standart bir sisteme ve daha sık periyotlara kavuşturulmalıdır.”

Neler yapılmalı?

1- Kayıt dışılık ortadan kaldırılmalı
2- Fiyat istikrarı sağlanmalı.
3- Arz-talep dengesi sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmalı
4- Süt ve et ürünlerine yönelik bilgi kirliliği önlenmeli

Kaynak: Ali Ekber Yıldırım

News

TÜSEDAD 3. Sektör Değerlendirme Toplantısı – 25 Mayıs 2020

TUSEDAD 3. Sektör Değerlendirme Toplantısı - 25 Mayıs 2020-son

TÜSEDAD MART 2020 ÜYE BÜLTENİ YÖNETİCİ ÖZETİ

TÜSEDAD ÜYE BÜLTENİ- YÖNETİCİ ÖZETİ - MART 2020-sıkıştırıldı

TÜSEDAD Başkanı Sencer Solakoğlu Bloomberght /Tarım Analiz Programı 1 Nisan 020

BÖLÜM 1

BÖLÜM 2

BÖLÜM 3

Yönetim Kurulu’nun 11.12.2019 Tarihli Ziyaretleri

TÜSEDAD YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
11 ARALIK 2019 TARİHİNDE
HAYVANCILIK GENEL MÜDÜRÜ
ZEKERİYYA ERDURMUŞ VE
TÜRK VETERİNER HEKİMLER BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI ALİ EROĞLU’NU ZİYARET ETTİ.

Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri 11.12.2019 tarihinde HAYGEM Genel Müdürü Zekeriyya Erdurmuş’a ziyarette bulundu.
Toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Müslüm Doğru, Emirhan Orhan, Gürhan Söney ve Mehmet Yaşar Özekenci ve Dernek Genel Sekreteri Kerem Demirel katıldı.
Toplantıda T.C. Ziraat Bankasında çiftçilere kullandırılan krediler gündeme gelmiş olup, Sanayicilere kullandırılan kredilerde geri dönüş olmayan kredi oranının %11 üreticilerde ise %2 civarında olduğu dile getirilerek bunun üreticiye uygulanan yüksek miktarlı ipotekler nedeniyle oluştuğunu ipoteklerin üretici lehine yeniden düzenlenmesi gerekliliğine vurgu yapıldı. Ayrıca Ziraat Bankası dışındaki diğer bankaların uyguladıkları yüksek faiz nedeniyle Ziraat Bankasından çeşitli nedenlerle kredi kullanamayan üreticilerin bu yükün altına girmek zorunda kaldıkları ve borçlarını çevirmekte zorlandıkları dile getirildi. Yabancı kaynaklı bankaların ve tarım dışı fonların tarıma girmesinin üreticiyi mağdur ettiği belirtildi.
Toplantıda ayrıca Yörsan firmasının iflası nedeniyle bu firmaya süt veren ve alacağı bulunan üreticilerin mağduriyeti dile getirildi. İflas süreci ile ilgili olarak öncelikle personellerin tazminatları, kamu ve banka alacaklarının ödeneceği için bu süreç içerisinde çiftçilerin kamu alacakları içerisinde yer alabilmeleri için gerekli çözümler görüşüldü.
Genel Müdür Erdurmuş konuyu takip ettiklerini çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi için yapılacak çalışmaları destekleyeceklerini ifade etti.
Erdurmuş, süt fiyatları ile ilgili olarak Türkiye’nin çeşitli yörelerini ziyaret ederek köyleri dolaştığını bazı köylerde bazı küçük üreticileri sütlerini soğutamadıkları için 1,70 TL/kg’a sattığını, köy elektrik sisteminin soğutma tankının kullandığı elektriği kaldıramaması nedeniyle sıkıntılar yaşandığını özetle köylerde halen altyapı sorunları bulunduğunu ifade etti. Ülkemizde üretimin artması için bazı sektör temsilcilerinin ve akademisyenlerin hayvan sayısının artırılması gerekliliğini belirttiğini bazılarının ise hayvan sayısından ziyade hayvan başına alınan verimliliğin artırılmasının gerekliliğini ifade ederek, bu konuda hayvan verimliliğinin artırılmasının çok daha önemli bir husus olduğunu vurguladı.
Erdurmuş, artan hayvan sayısına rağmen, yıllar itibarı ile yurtiçi arpa ve buğday üretiminde bir artış olmadığını, yem bitkileri üretiminde ise çok sınırlı bir miktarda gelişme olduğunu ancak hayvan sayısında yaşanan yükselişin daha fazla olması nedeniyle ithal edilen yem ve yem hammaddelerinin gün geçtikçe arttığını ifade etti.
Erdurmuş, desteklemeler ile ilgili olarak tarımsal destekleme bütçesinin tamamının Bakanlık tarafından destekleme için kullanıldığını belirtti. Buzağı desteklemeleri ile ilgili olarak bildirilen hayvan sayısının 3 milyon baş olduğunu ancak 4 milyon 800 bin baş buzağı için destekleme talebi gelmesi nedeniyle aradaki farkın karşılanabilmesi için sürenin uzadığını 202 yılı Ocak ayı içinde tarihinde buzağı destekleme ödemelerini yapmak için çaba gösterdiklerini belirtti.
Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, suni tohumlama uygulamalarında daha önce verilen talimat ile 5 yaşına kadar aynı ırklar ile tohumlama zorunluluğunun kaldırıması sonrasında ilgili mercilere yaptıkları uyarılar sonrasında bu yanlış uygulamadan geri dönülmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti.
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Müslüm Doğru, Ülke genelinde genç erkek dana bakım merkezleri geliştirilmesi gerektiğini, süt işletmelerindeki erkek buzağıların mevcut besi işletmelerine gönderilerek burada bakım, barınma ücretlerinin süt işletmeleri tarafından karşılanabileceğini bu şekilde hem kapasitesi düşük olarak çalışan besi işletmelerine bir destek sağlanacağını hem de süt işletmelerinin daha yüksek verimlilik ile çalışacağını ifade etti. Genel Müdür Zekeriyya Erdurmuş bu konuda teşvik edici bir destekleme yapılabileceğini ve bir çalışma yürüteceklerini ifade etti.
Müslüm Doğru ayrıca sürekli olarak gündeme gelen hayvan sayısı istatistiklerinin daha doğru olarak belirlenebilmesi bu doğrultuda Bakanlığın daha etkin politikalar üretebilmesi adına TARSİM veri tabanının kullanılabileceğini TARSİM’den sigorta yaptıran çiftçilerin sayısının artırılabilmesi için desteklemelerin kullanılabileceğini, üreticilerin desteklemeden faydalanabilmesi için TARSİM’e sigorta yaptırmaları şartının getirilebileceğini dile getirdi. Böylelikle sigortalanan hayvan sayısının artmasından dolayı çiftçi başına düşen primlerin de düşebileceğini belirtti.
Bu konuda Genel Müdür Erdurmuş, süt, et gibi tarımsal ürünler için de bir ürün gelir sigortası geliştirilmesinin bu konuda çiftçileri teşvik edeceğini ancak bunun yapılabilmesi için TARSİM’in mevcut altyapısının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yönetim Kurulumuz ayrıca hastalıklardan dolayı kontamine olmuş süt için bir tazminat bedeli uygulanması gerektiğini, bu şekilde tüketici sağlığına doğrudan katkı sağlanacağını vurguladı.
Kırmızı et sektörü ile ilgili olarak Genel Müdür Erdurmuş, 2019 yılında bugüne kadar yaklaşık 520 bin baş civarında besilik hayvan ithal edildiğini, 26 Ekim 2019 tarihinden sonra Bakanlığın yeni başvuru almadığını kontrol belgesi almış işletmelerden yaklaşık 20 bin baş civarında hayvan ithal edileceğini belirtmiştir. Erdurmuş, ithalatın durdurulması ile birlikte piyasa algısının üretici lehine değiştiğini ifade etti.
Genel Müdür Erdurmuş ayrıca karkas et fiyatlarına müdahele edilmesi yönünde bir baskılarının olmadığını vurgulayarak üreticilerin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için mevcut durumda karkas kesim fiyatlarının 35TL/kg seviyelerinin üstüne çıkmadığı sürece bir müdahalenin söz konusu olmayacağını belirtti.

TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ile, Yönetim Kurulu Üyeleri Müslüm Doğru, Gürhan Söney, Emirhan Orhan, Mehmet Yaşar Özekenci, TÜSEDAD Veteriner Teşhis Analiz Laboratuvar A.Ş. Sorumlu Yöneticisi Seda Seyfeli ve Dernek Genel Sekreteri Kerem Demirel Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Sayın Ali Eroğlu’nu makamında ziyaret etti.

Görüşmede ayrıca TVHB Genel Sekreteri Haluk Aşkaroğlu’da yer almış olup yer almış olup, süt ve et sektöründeki güncel gelişmeler, sorunlar ve çözüm önerileri ele alınmıştır. Görüşmede iki kurum arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi hakkında görüş birliğine varıldı.

DİAGEN BİYOTEKNOLOJİK SİSTEMLER A.Ş.
TEMSİLCİLERİ 12 ARALIK 2019 TARİHİNDE
DERNEĞİMİZE ZİYARETTE BULUNDU.

Diagen Biyoteknolojik Sistemler A.Ş. Temsilcileri Mehmet Gülşen ve Murat Gökçe 12.12.2019 tarihinde Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Üyelerine ziyarette bulundu.

Toplantıya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Müslüm Doğru, Emirhan Orhan, Gürhan Söney ve Mehmet Yaşar Özekenci ve TÜSEDAD Veteriner Teşhis Analiz Laboratuvar A.Ş. Sorumlu Yöneticisi Seda SEYFELİ ve Uzman İnci Ülkü Çelikel katıldı. Toplantıda sütten gebelik testi analizi konusu ele alındı.