30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.

Tüsedad Y.K. ESK Genel Müdür ve Gen Md. Yrd. Ziyaretleri

TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyeleri
Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun ile
Genel Müdür Yardımcısı
Ferda Yıldırım’ı Makamlarında Ziyaret Etti.


Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu, 23 Ağustos 2019 tarihinde Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun Genel Müdürü Yardımcısı Ferda Yıldırım’ı makamlarında ziyaret etti.

Süt ve besi üreticilerinin sorunlarının görüşüldüğü toplantıya TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ile Yönetim Kurulu Üyeleri Müslüm Doğru, M. Yaşar Özekenci, Gürhan Söney, Emirhan Orhan ve TÜSEDAD Genel Sekreteri katıldı.

Toplantıda süt ve süt tozu ihracatı için Venezuela ve Çin gibi ülkelerin potansiyellerinin değerlendirilerek bu ülkelere ihracat konusunda çalışmalar yürütüldüğüne değinen Sn. Osman Uzun, Et ve Süt Kurumu depolarında bulunan karkas etin ihracatı konusunda büyük aşama kaydedildiğini belirtti.
TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyeleri, et ve süt sektöründe üreticinin önünü görememesinin en temel sorunların başında yer aldığını ifade ederek, üretimin sürekliliğini sağlamak için üretim planlamasının ve Et Süt Kurumunun piyasaya uygun ve zamanında müdahalesinin önemine dikkat çekti. Bu aşamada ESK tarafından yapılan kesimlerde ödeme tarihlerinin belirli bir periyodda ödenmesinin fiyat istikrarının belirlenmesine katkı sağlayacağını ifade etmişlerdir.

Ramazan Bayramı Hk.

BASIN BÜLTENİ : Çiftçilerimiz Dünya Süt Gününü Kutlayamıyor

BASIN BÜLTENİ

Çiftçilerimiz Dünya Süt Gününü Kutlayamıyor

Sütün önemine dikkat çekmek amacıyla 1956 yılında  Uluslararası Sütçülük Federasyonu`nun (IDF) aldığı kararla 1 Haziran “Dünya Süt Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. 2018 yılında 72 ülkede 586 farklı etkinlik ile gündeme getirilen Dünya Süt Günü ülkemizde ise 1991 yılından bu yana kutlanmaktadır.

Süt sadece çocuklar tarafından değil aynı zamanda her yaş grubundan insanların tükettiği temel bir besin öğesidir. Besleyici değeri son derece önemli olan sütün içerisinde bol miktarda kalsiyum ile protein, yağ ve c vitamini bulunmaktadır.

Tüm Dünya ve ülkemizin insanlarının dengeli beslenmesi için bu kadar önemli bir besinin üretimindeki sıkıntılar ise bugünü coşku ile kutlamamıza engel oluyor.

TÜİK rakamlarına göre 2018 yılında sanayiye gönderilen süt 10 milyon 34 bin ton toplam süt üretimi ise yaklaşık 22 milyon 121 bin ton olarak gerçekleşti.

Grafik-1: Yıllara Göre Sanayiye Gönderilen İnek Sütü (Ton)

2019 yılının ilk üç ay süt üretimi toplamda 2 milyon 397 bin 730 ton oldu ve bir önceki senenin aynı dönemine göre % 7,1 oranında azaldı. Ulusal Süt Konseyinin aldığı karar ile soğutulmuş çiğ süt fiyatı 1 Mayıs 2019 tarihinden geçerli olmak üzere 31 Aralık 2019 tarihine kadar brüt 2,00 TL/Lt olarak belirlenmiştir. Ancak sabit çiğ süt fiyatlarına rağmen perakende süt fiyatlarının önümüzdeki dönemde üretimin azalması halinde daha da artacağı kaçınılmazdır.

Üreticimizin en önemli maliyet kalemi olan yem fiyatları ise Mayıs ayında yeni süt fiyatı devreye girmeden zamlanmaya başlamış ve üreticinin alacağı fiyat farkı şimdiden erimeye başlamıştır. Süt yem paritesinin uluslararası normlara göre 1,5 olması gerekirken, son gelen zamlarla birlikte parite 1’in bile altına düşmüştür.

Yem fiyatlarındaki artış ve karkas et fiyatlarının yükselmesi ile birlikte damızlık hayvanların hızla kesime gitmesi önlenememekte ve sürekli zarar eden üretici bu işi bırakmak zorunda kalmaktadır.

Biz üreticiler olarak 2008 yılında damızlık hayvanların kesilerek yoğun bir ithalata başladığımız dönemlere tekrar dönmek istemiyoruz. Zira giderek artan ithalat ülkemizde tarım ve hayvancılıkta yerli üretimi bitirecek ülkemizi dış ülkelerin keyfiyetine bırakacaktır. Unutulmamalı ki tarım ve hayvancılığın ithalata bağımlı hale getirilmesi demek ülkemizin bağımsızlığının yitirilmesi demektir.

Böyle bir tablo ile karşılaşmamak için 2019 yılı boyunca süt primi desteğinin       25 Krş/Lt olarak devam ettirilmesi ve Tarım Bakanlığımızın Ulusal Süt Konseyini acilen toplantıya çağırarak 2 TL/Lt olarak uygulanan çiğ süt tavsiye fiyatının revize edilmesi gereklidir.

 

Saygılarımızla,

TÜSEDAD

Yönetim Kurulu

BASIN BÜLTENİ

Kontrolsüz Yapılan Yonca İhracatı  Üreticiyi Olumsuz Etkiliyor

Avrupa Birliği ülkelerinde hayvancılık işletmeleri, yem ihtiyaçlarını ağırlıklı olarak meralardan karşılamakta, bu sayede çok daha düşük maliyetlerle üretim gerçekleştirebilmektedir. Bunun aksine ülkemizde yeterli mera alanlarımız olmadığı için yem masraflarımız işletme maliyetleri içerisinde maalesef  %70 oranında bir yer tutmaktadır.

Hayvancılık genel müdürlüğü “Kırmızı Et Stratejisi” raporu verilerine göre ülkemizin 15 milyon ton, kuru madde bazında ise 5,1 milyon ton olarak kaba yem açığı olduğu hesap edilmiştir.

Son dönemde kaba yem ile yem hammaddeleri üretimindeki açığımız devam etmekte iken, üreticimiz için önemli bir kaba yem unsuru olan yoncanın artan kurlar nedeniyle ihracatı gündeme gelmiştir.

Tablo-1: Yıllar itibarı ile Yonca ekim alanları (da) ve Üretim (ton)

EKİLEN ALAN (da) ÜRETİM (TON)
    Yeşil ot Kuru ot
1990 1.974.390 1.848.825 1.105.819
2000 2.508.000 1.807.000 1.540.000
2010 5.688.107 11.676.115
2011 5.585.525 12.076.159
2012 6.741.832 11.536.328
2013 6.286.419 12.616.178
2014 6.923.055 13.432.968
2015 6.620.459 13.949.958
2016 6.501.107 15.714.381
2017 6.594.319 17.561.190
2018 6.351.052 17.544.946

                 Kaynak: TÜİK

 

Yonca ekim alanı 1990’lı yıllarda yaklaşık 2 milyon dekar iken 2012 yılında 6 milyon 740 bin dekara kadar yükselmiş daha sonraki yıllarda sabit kalmış, artan ihtiyaca rağmen yonca ekim alanlarında istenilen artış sağlanamamıştır.

Tablo-2: Yıllar itibarı ile Ülkemizden Yonca İhracatı (2015-2019)

Yıl Miktar (kg) Değer ($)
2015 5.944.988 3.345.449
2016 5.685.814 3.183.867
2017 1.127.430 559.274
2018 11.211.101 1.821.946
2019 (İlk üç ay) 4.948.510 959.248

Kaynak: TÜİK

Tablo-3: İlk üç aylar itibarı ile Ülkemizden Yonca İhracatı (2015-2019)

Yıl Miktar (kg) Değer ($)
2015 157.700 142.036
2016 701.485 424.261
2017 640.030 318.945
2018 1.362.030 167.595
2019 4.948.510 959.248

Kaynak: TÜİK

Ülkemizde 2015 yılında 5,9 bin ton yonca ihracatı yapılıyorken 2018 yılında bu rakam 11,2 bin tona çıkmıştır.

2019 yılı 3 aylık ihracatımız ise müthiş bir artış ile 4,95 bin ton olarak gerçekleşmiştir.

İlk 3 aylık verilere bakıldığında 2019 yılında yonca ihracatında bir önceki yıla göre % 275 oranında bir artış olduğu görülmektedir.  Keşke yonca üretim fazlamız olsa da yoncamızın ihracatını gönül rahatlığıyla yapabilsek. Ancak ürettiğimiz yonca ülkemiz hayvancılığına zaten yetmemektedir.

Özellikle Ürdün Katar ve Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkelerinden gelen ithalat talebi ile Aksaray ve Konya gibi illerimizden bu ülkelere ton başına 950-1.100TL/ton fiyat aralığında konteyner üzeri ihracat gerçekleşmektedir. Ayrıca yerli ve yabancı tüccarlar üreticilerden bu fiyatın altında tarla teslimi alım yapıp ihracat yapmaktadır.

Yapılan ihracat ile birlikte ticari olarak yonca üreten üreticimiz bu durumdan memnun görünüyor olsa da, arz ve talep dengesini bozacak bir şekilde ihracatın yapılması, önümüzdeki dönemde zaten zor durumda bulunan hayvancılık işletmelerimizi olumsuz etkileyecektir.

Kur yükselişleri sebebi ile yurtdışına satışı cazip hale gelen yoncanın kontrolsüz olarak ihracatı, piyasa düzenine manipülatif bir etki yaparak fiyatın iç pazarda aşırı yükselmesine sebep olmakta ve hayvancılık işletmelerimizin yonca talepleri karşılanamaz duruma gelmekte ve ithalat yapma zorunluluğu kaçınılmaz hale gelmektedir.

Tablo-4: Yıllar İtibarı İle Ortalama Yem Bitkisi Desteklemeleri (TL/da)

Yem Bitkileri 2013 2014 2015 2016 2017 2018
Yonca Sulu 50 50 50 60 60 90
Yonca Kuru 30 30 30 35 40 40

 

Bu nedenle ülke içerisinde fiyatları dengede tutabilecek, arz ve talep dengesini bozmayacak bir şekilde yonca ihracatına acilen fon konulması ve yonca üreticimizin de mağdur olmaması için 2018 yılında 90TL/Da olarak açıklanan yonca üretim desteğinin 150TL/Da olarak açıklanması gerekmektedir.

Alacağımız bu önlemler ile hayvancılık işletmelerimizin baş ihtiyaçlarından biri olan kaliteli yoncamızı yurtdışına satıp, kalitesiz yoncaları çok daha yüksek fiyatlardan ithal edilmesinin önüne geçilebileceğini düşünüyoruz.

Saygılarımızla,

TÜSEDAD

Yönetim Kurulu

Olağanüstü Genel Kurul

Değerli Üyelerimiz,

Derneğimizin Olağanüstü Genel Kurul toplantı gündemi ekte bilgilerinize sunulmuş olup, katılacak üyelerimizin email, telefon yada whatsapp yolu ile Sn. Elif Akman Günay ve Kerem Demirel’e kayıtlarını yaptırmalarını önemle rica ederiz.

Telefon: 0530 380 53 97

Email: tusedad@tusedad.org , tusedad.dernek@gmail.com

“Çiğ Süt Fiyatı Tekrar Revize Edilmeli ve Süt Primi 25Krş/lt olarak Devam Etmelidir.”

Bilindiği üzere Ulusal Süt Konseyi’nin 10 Nisan 2019 günü aldığı karar ile, soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Mayıs 2019–31 Aralık 2019 tarihleri arasında brüt 2,00TL/Lt. olarak belirlenmiştir.

 

Ancak döviz kurlarının hareketliliği nedeniyle büyük oranda ithalata bağımlı olduğumuz girdilerin fiyatlarında çok hızlı yükselişler yaşanmaktadır. 2TL/lt’lik yeni süt fiyatı daha henüz uygulanmaya bile başlamadan, yem fiyatları kontrol edilemez yükselişini sürdürmeye devam etmiştir. Yılsonuna kadar ne kadar daha artacağı da maalesef bilinmemektedir.

 

Çiftçimizin üretiminin sürdürülebilir olması için hep söylediğimiz ve uluslararası normlarda da kabul gördüğü üzere, 1 litre süt sattığında en az 1.5 kg yem alabilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz aylardan bugüne kadar yeme gelen zamlarla birlikte süt/yem paritesi maalesef 1’in bile altına düşmüştür. Yem fiyatlarındaki hızlı artış ve karkas et fiyatının yükselişe geçmesi ile birlikte, daha henüz uygulamaya bile geçmemiş olan 2TL/lt çiğ süt fiyatı, üreticilerin damızlık hayvanlarını hızla kestirmelerine maalesef engel olamamaya devam etmektedir ve Türkiye’de süt hayvancılığı onarılması çok büyük bir zarar görmektedir.

TÜSEDAD olarak, Dünya yem hammadde fiyatlarındaki artış ve döviz kurlarındaki yükselişe bağlı olarak hızla artan ve kontrol edilemeyen yem fiyatları karşısında, yılsonuna kadar sabitlenmiş olan süt fiyatının ülke hayvancılığında hızla tasfiye sürecine neden olacağını düşünmekteyiz.

 

Bu acı tablo ile karşılaşmamak için Tarım Bakanlığımızın acilen Ulusal Süt Konseyi’ni toplantıya çağırıp 2TL/lt’lik çiğ süt fiyatının yeniden revize edilmesini ve 25 Krş/lt’lik süt primi desteğine 2019 yılı boyunca devam edileceğinin ilan edilmesini ve de yem girdi maliyetlerini azaltacak tedbirlerin bir an önce yürürlüğe konmasını istiyoruz.

 

Tarım Bakanlığımız tarafından Ocak ayının süt primlerinin tamamı Mart ayı sonunda tüm çiftçilere ödenmişti. Bu memnuniyet verici uygulamanın aynı şekilde devam ederek, süt primi ödemelerinin, sütü teslim ettiğimiz ayı takip eden aydan bir sonraki ayın sonuna kadar ödenmeye devam edilmesini ve Şubat ayı süt primlerinin ve 2018 yılından kalan buzağı desteklerinin de bir an evvel çiftçilerimize ödenmesini bekliyoruz.

 

Saygılarımızla,

 

 

Sencer Solakoğlu

TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı