Kırşehir “damızlık üssü” olma yolunda


Kırşehir “damızlık üssü” olma yolunda

Sunduğu etin kalitesi nedeniyle İstanbul ve Ankara piyasalarından büyük ilgi gören Kırşehir’de, büyük işletmelerin yanı sıra köylerde de damızlık ve besi özelliği yüksek büyükbaş ve küçükbaş hayvanların artırılması için projeler yürütülüyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Şahin: “Türkiye genelinde ithal edilen damızlık besi hayvanlarının yüzde 25’i Kırşehir’deki işletmelere geliyor. 15 büyük işletme, Türkiye’nin damızlık ırkı besi danası ihtiyacını karşılamak için çalışıyor. Amacımız, işletmeler bazındaki bu başarıyı köylere de yaymak”

“Bakanlık olarak gerek Genç Çiftçi Projesi gerekse kırsal kalkınma projeleriyle her köyde 10 ahır, 10 ağıl ve 10 damızlık işletme kurduğumuz zaman İç Anadolu Bölgesi’nin besi materyalini karşılar hale geleceğiz”

Sunduğu etin kalitesi nedeniyle özellikle İstanbul ve Ankara piyasalarından yoğun talep alan Kırşehir’de, büyük işletmelerin yanı sıra köylerin de damızlık ve besi “üssü” haline gelmesi için hazırlanan projelerle üreticilere küçük ve büyükbaş hayvan dağıtılıyor.

Nüfusu ve yüzölçümü kıyaslandığında Türkiye’nin en önemli hayvancılık bölgelerinden birisi haline gelen Kırşehir’de çiftçiler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının destek ve hibe programlarına yoğun ilgi gösteriyor. Genç Çiftçi Projesi kapsamında geçen yıl köylerde yaşayan 77 çiftçiye 6’şar büyükbaş, 18 çiftçiye 40’ar küçükbaş hayvan dağıtılarak buralardaki potansiyelin ortaya çıkarılması için adımlar atıldı.

Özellikle besi özelliği yüksek hayvan ırklarının damızlıklarının kentteki işletmelerde ve köylerde yetiştirilmesi için çalışma yürütülüyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kenan Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kırşehir’in hayvancılıkta marka bir il olduğunu, kırsal kalkınma programı ve münferit projelerden istifade eden üretici sayısının her geçen yıl arttığını söyledi.

Şehirde hayvancılığın profesyonelce ve bilinçli bir şekilde yapıldığını belirten Şahin, tamamen besiye yönelik değil, damızlık etçi ırklara yönelik de çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Şahin, köylerde büyük ve küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi için Kırsal Kalkınma Destek Programları, Genç Çiftçi Projesi ve Konya Ovası Projesi’nden istifade edildiğini aktardı.

Kentteki hayvancılık işletmelerinin Türkiye’nin damızlık ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığına işaret eden Şahin, şu bilgileri verdi:

“Türkiye genelinde ithal edilen damızlık besi hayvanlarının yüzde 25’i Kırşehir’deki işletmelere geliyor. 15 büyük işletme, Türkiye’nin damızlık ırkı besi danası ihtiyacını karşılamak için çalışıyor. Amacımız, işletmeler bazındaki bu başarıyı köylere de yaymak. Büyük esnaf, doktor, avukat ve başka mesleklerden hayvancılık yapmak isteyenlerin dışında köylerimizde bu projeleri uygulamak istiyoruz. Köylülerimiz de artık kaliteli standartlarda hayvancılık yapmaya hevesli. Bakanlık olarak gerek Genç Çiftçi Projesi gerekse kırsal kalkınma projeleriyle her köyde 10 ahır, 10 ağıl ve 10 damızlık işletme kurduğumuz zaman İç Anadolu Bölgesi’nin besi materyalini karşılar hale geleceğiz.”

Kırşehir örnek iller arasında

Besicilik sektöründe kalite, standart, altyapı ve gayri safi milli hasılaya katkı yönünden Kırşehir’in örnek iller arasında bulunduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etti:

“Bu altyapı ve potansiyele ana materyal sağlayacak damızlık besi işletmelerinin kurulması için çalışmalar yapıyoruz. Bakanlığımızın sunduğu gerek Genç Çiftçiler Projesi gerekse diğer desteklerden çiftçilerimiz faydalanıyor. Köylerimize genç çiftçi çekmek için projeler yapıyoruz. Geçen yıl 77 kişiye 6’şar büyükbaş, 18 kişiye 40’ar küçükbaş hayvan dağıtıldı. İlimizin mevcut besi potansiyelini harekete geçirerek insanlarımızın hayvanlarını Macaristan’dan değil Kırşehir’den temin etmeleri için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kırşehir’de 15 büyük işletme damızlık et materyalini sağlamak için düveler getirdi. Çeşitli destek projelerinden daha fazla imkan sağlayabilirsek, mevcut potansiyelimiz olan besi üssünü damızlıkla beraber hayvancılık üssü haline getirebiliriz. İlimiz, gayri safi milli hasılaya en fazla katkıyı sağlayacak damızlık üssüne sahip olabilir.”

SıdıklıBüyükoba köyünde hayvancılık yapan Gülten Çemen de işlerini geliştirmek için eşiyle Genç Çiftçi Projesi’ne müracaat ettiklerini ve hibe desteğiyle 6 büyükbaş hayvan aldıklarını söyledi.

Çemen, bu girişimlerinden etkilenen başka köylülerin de projeye başvurmak için hazırlık yaptıklarına dikkati çekerek, köylüler arasında hayvancılığa büyük bir ilgi olduğunu kaydetti.

Yeşilli köyünden Oktay Duman da tarımsal destek programı sayesinde 40 küçükbaş hayvan aldığını, sahibi olduğu sürüyü büyüterek çocuklarına gelecek hazırlamayı planladığını belirtti. (AA)

Hayvanara Küpe Affı


HAYVANLARA KÜPE AFFI

Sığır cinsi hayvanlarla koyun ve keçi türü hayvanlar bu yılın sonuna kadar idari para cezası uygulanmadan küpelenerek kayıt altına alınacak.

Yasal süresinde kayıt altına alınamayan her yaştaki sığır cinsi hayvanlarla koyun ve keçi türü hayvanlar bu yılın sonuna kadar idari para cezası uygulanmadan küpelenerek kayıt altına alınacak.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, konuyla ilgili iki yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. “Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ve “Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” gereği 2017 sonuna kadar hayvanların küpelenmesi ve kayıtlarının yapılması hedefleniyor.

Bakanlığın açıklamasında, yönetmeliklerle hayvan hareketlerinin ve hastalıklarının etkin kontrolünün sağlanarak, gerekli sağlık ıslah istatistik ve destekleme ödemeleri kayıtlarının daha düzenli tutulmasının amaçlandığı belirtildi.

Türkiye’de küçük ölçekli geleneksel aile işletmeciliğinin ve göçerliğin yaygın olması, Kurban Bayramı başta olmak üzere belli dönemlerde hayvan hareketlerinin yoğunlaşması, ağır kış şartları ve coğrafi koşullarla terör gibi nedenlerden dolayı yetiştiricilerin gerekli bildirimleri zamanında yapamadığı ifade edilen açıklamada, hayvanların da zamanında küpelenerek kayıt altına alınamadığı kaydedildi.

Bakanlık, yapılan yönetmelik değişiklikleriyle, daha önce kayıt altına alınamayan her yaştan sığır cinsi hayvanlarla koyun ve keçi türü hayvanların bu yılın sonuna kadar idari para cezası uygulanmadan küpelenerek kayıt altına alınacağını ve işletmede kayıtlı hayvan mevcuduyla fiilen bulunan hayvan varlığının uyumlu olmasının sağlanacağını bildirdi.

Yüksek et fiyatlarının nedeni ‘maliyet’ ve ‘verimlilik’


Yüksek et fiyatlarının nedeni ‘maliyet’ ve ‘verimlilik’

Kırmızı et sektörü temsilcileri ve uzmanlar, Türkiye’deki et fiyatlarının yüksekliğinde temel nedenlerin yem, nakliye, enerji ve toprak maliyetlerindeki artışlarla verimlilik olduğunu belirtti.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, maliyetin yüksekliği ve verimliliğin düşüklüğünün et fiyatlarını yükselttiğini söyledi.

Türkiye’de yem maliyetlerinin yüksek olmasının buğday ithalatından ve toprak fiyatlarının yüksek olmasından kaynaklandığını iddia eden Solakoğlu, “Bugün Karacabey Ovası’nda, Çukurova’da veya Söke’de bir dekar alanın fiyatı 15 bin ile 25 bin lira arasında değişiyor. Avrupa’da sulu birinci sınıf tarım arazisinin ortalama fiyatı ise bin avro. Fiyatlar üç misli iken kira fiyatı da üç misline çıkıyor. Bu da bütün fiyatları etkiliyor. Avrupa’da arpanın tonu 600, Türkiye’de bin lira. Bin liralık arpayla beslenen hayvan ile 600 liralık yemle beslenen hayvanın fiyatı farklı olacaktır.” dedi.

Solakoğlu, spekülasyonların tarım alanı fiyatlarını artırdığına değinerek, “Yanından yol geçen tarım arazisinin fiyatı artıyor. Yol geçti diye benim tarlam daha mı çok verim verecek, hayır. Yer değerlendi deyip daha fazla para talep ediliyor. Bu da nihai tüketiciye yansıyor. Tarım arazileri, tarımsal sit alanı haline getirilmeli.” diye konuştu.

“Türkiye coğrafyası küçükbaş hayvancılığa uygun”

Kırmızı Et Üreticileri ve Sanayicileri Birliği (ETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yücesan, Türkiye coğrafyasının esasında küçükbaş yetiştiriciliğine uygun olduğunu belirtti.

Türkiye’de, yeşilin olduğu mevsimin bazı bölgelerde 4 aya düştüğüne dikkati çeken Yücesan, “Avrupa’da belli bölgelerde 8-12 ay boyunca hem yağmur alan hem toprağı verimli olan hem de sürekli bitkisi olan ve yılda 3-4 defa ürün alınabilen tarlalar var. Bizde 2 kez ürün almak bile sürpriz. Ülkemizde yem maddeleri pahalı olduğu için hayvan ve et ürünleri pahalıya geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yüksek fiyatlarla üretilen yem pahalıya satılıyor”

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (Türkiyem-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Karakuş da şöyle konuştu: “Arpanın tonu geçen sene başında 700 lira civarındayken geçtiğimiz ay bin lirayı gördü. Yeni mahsulle 800-850 liralara doğru çekildi. Yüksek fiyatlarla üretilen yem besicilerimize pahalıya satılıyor. Süt fazlası varken et açığının olması normal değil. Bu sorunların çözülmesi için çalışmalar yapılmalı.”

Hayvancılığın Ölüm Fermanı İmzalandı

Hayvancılığın ölüm fermanı imzalandı Tarım ve karkas et ithalatında gümrük vergileri indirildi. Sektör uzmanlarına göre yerli çiftçiyi desteklemek gerekirken yurtdışındaki çiftçiye kaynak aktarılıyor Et ve tarım ürünü fiyatlarını indirme bahanesiyle çiftçi gün geçtikçe üretimin dışına itiliyor. Üretim yerine daha fazla ithalatın önü açılıyor. Hayvancılık, tarım ve karkas et ithalatında gümrük vergilerini düşüren ithalat rejimi karan yayımlandı.

İthalat rejimine ek karar uyarınca, büyükbaş hayvan ithalatında gümrük vergisi oranlan yüzde 26’ya, karkas et ithalatında ise yüzde 40’a indirildi. Uzmanlara göre gümrük vergisi indirimi yerli tanmı, çiftçiyi ve et üreticisini bitirir. Resmi Gazete’nin 27 Haziran tarihli sayısında yer alan ithalat rejimine ek karar kapsamında, adi buğday, mahlut, kızıl buğday ve bazı arpa çeşitlerinde Bosna Hersek’ten yapılacak ithalatta gümrük vergisi sıfırlandı. Avrupa Birliği – Avrupa Serbest Ticaret Birliğ ülkeleri, Güney Kore ve diğer ülkelerden yapılacak ithalat için gümrük vergisi yüzde 40-45 aralığına indirildi. Cin mısır ve bu kapsamdaki diğer ithalat için ise Bosna Hersek dışındaki ülkelerden yapılacak ithalattan yüzde 25 de gümrük vergisi alınacak. Bu ürünlerde gümrük vergisi yüzde 130’lar civannda uygulanıyordu. Fason üretim Çiftçi-Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu, Türkiye’nin kendi çiftçisini desteklemek yerine başka ülkelerin çiftçisini desteklediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: ? Türkiye tarımın, buğdayın anavatanı.Türkiye’nin buğday ithal eder hale gelmesi tanmın ne kadar kötü yönetildiğinin göstergesi.Meraların yok edilmesi ile fason üretime geçilmesi ve gümrük vergilerinin indirilmesi aynı kapıya çıkıyor. Ünetimi bitirmek istiyorlar. Özgür meracılık şart İthalatta gümrük vergilerinin indirilmesi ile Türkiye’deki çiftçinin refahından kısıp başka ülkelerdeki çiftçilerin refahına katkı sağlamaktır. Bunun özü yabancı şirketlere para aktarılmasıdır. Et fiyatlannda maliyetin yüzde 70’i yemdir. Türkiye yem konusunda kendi kendine yetmiyor ve dışardan alıyor. Siz özgür meracılığın önünü açmazsanız hayvancılığı dışanya teslim edersiniz. Özgür mera hayvancılığını teşvik etmek gerekiyor. Türkiye’nin hem meraları hem de hayvanlarımız ıslah edilse tarımda çok daha iyi konuma geliriz. Ama hükümet yerliyi teşvik etmek yerine çok uluslu şirketler için ülke tarımını dizayn etmeye çalışıyor. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç’un da Bloomberght’de yer alan açıklamasına göre gümrük vergilerinin indirimi yerli et üreticisini bitirir. TEK DERT ENFLASYONU DÜŞÜRMEK Ekonomi Bakanlığı ithalatta gümrük vergisi indirimini enflasyona bağladı. Ekonomi Bakanlığından yapılan açıklamada, işlenmemiş gıda ürünlerinde bu yıl görülen fiyat oynaklıklarının enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi tarafından son dönemde bir dizi toplantı gerçekleştirildiği ifade edildi.

Komite tarafından 2017 yılı için enflasyonda gözlemlenen risklerin ciddiyetini koruduğu, özellikle işlenmemiş gıdada yaşanan fiyat artışlarının enflasyon hedeflerinde yaşanan sapmanın en önemli unsurlarından biri olduğunun açıkça ortaya konulduğu kaydedilen açıklamada, enflasyonla mücadele kapsa- r mında gerektiğinde devreye girecek dış ticaret tedbirlerine yönelik çalışmalar da yapıldığı savunuldu. Açıklamada, Komitenin öncelikle üzerinde durduğu ve enflasyon artışına önemli oranda katkı sağlayan ekmek, kırmızı et, beyaz et ve yumurta fiyatlarına doğrudan ya da dolaylı etki edecek buğday, arpa ve mısır ile kesimlik canlı hayvan ve karkas sığır etinde uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesi hakkında hazırlanan İthalat Rejimi Kararına Ek Karar’a ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği bildirildi. Açıklamada, “Vergilerin düşürülmesiyle arz açığı olan dönemlerde iç piyasa fiyatlarının belirli bir düzeyin üzerine çıkması halinde arz açığı ithalat yoluyla karşılanırken iç piyasada yaşanabilecek fiyat artışlarına da meydan verilmeyecektir. Ayrıca, yine Komite tarafından sistem dinamik bir şekilde takip edilecek olup, gerektiğinde Ekonomi Bakanlığı tarafından değişen koşullara göre gümrük vergilerinde güncellemeler yapılabilecektir.” Buğday üretimi azalıyor Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Türkiye’de geçen yıl buğday üretimi yüzde 9 düşüşle 20,6 milyon tona, arpa üretimi ise yüzde 16 azalarak 6.7 milyon tona düştü. Söz konusu düşüşler uzmanlarca zamansız ve düzensiz yağışlara bağlandı. FAO Bitki Sağlığı Uzmanı Hafiz Müminjanov, söz konusu sorunun çözümü için kuraklığa toleranslı çeşitlerin teşviki ve benimsenmesinin yanı sıra korumalı tanm gibi iklim dostu tarım uygulamalarının üretimi ve verimliliği artırmada kilit rol oynadığını ifade etti. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör de Türkiye’de buğday ekim alanının 2014’te 79.2 milyon dekar, 2015’te 78.6 dekar ve 2016’da 76.7 dekara düştüğünü vurgulayarak, söz konusu dönemde gümrük vergilerinin düşürüldüğünü hatırlattı.

Yayın: Cumhuriyet

Yönetim Kurul Toplantısı Ankara’da Yapıldı

Yönetim kurulu toplantısı ankarada yapıldı. Toplantıda yapılacak olan USK toplantısında nasıl bir tavır takınılacağı, hazırlıkların yapılması, blgi alışverişi yapıldı. Ertesi gün USK toplantısına tüm yönetim kurulu olarak katılım gösterildi.

Yüksek Et Fiyatlarının Nedeni ‘Maliyet’ ve ‘Verimlilik’


Yüksek et fiyatlarının nedeni1 ‘maliyet” ve’ ‘verimlilik” Kırmızı et sektörü temsilcileri ve uzmanlar, Türkiye’deki et fiyatlarının yüksekliğinde temel nedenlerin yem, nakliye, eneıji ve toprak maliyetlerindeki artışlarla verimlilik olduğunu belirtti. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, yaptığı değerlendirmede, maliyetin yüksekliği ve verimliliğin düşüklüğünün et fiyatlarını yükselttiğini söyledi.

Türkiye’de yem maliyetlerinin yüksek olmasının buğday ithalatından ve toprak fiyatlarının yüksek olmasından kaynaklandığını iddia eden Solakoğlu, “Bugün Karacabey Ovası’nda, Çukurova’da veya Söke’de bir dekar alanın fiyatı 15 bin ile 25 bin lira arasında değişiyor. Avrupa’da sulu birinci sınıf tarım arazisinin ortalama fiyatı ise bin avro. Fiyatlar üç misli iken kira fiyatı da üç misline çıkıyor. Bu da bütün fiyatları etkiliyor. Avrupa’da arpanın tonu 600, Türkiye’de bin lira. Bin liralık arpayla beslenen hayvan ile 600 liralık yemle beslenen hayvanın fiyatı farklı olacaktır.” dedi. Solakoğlu, spekülasyonların tarım alanı fiyatlarını artırdığına değinerek, “Yanından yolgeçen tarım arazisinin fiyatı artıyor. Yol geçti diye benim tarlam daha mı çok verim verecek, hayır. Yer değerlendi deyip daha fazla para talep ediliyor. Bu da nihai tüketiciye yansıyor. Tarım arazileri, tarımsal sit alanı haline getirilmeli.” diye konuştu.

“Türkiye coğrafyası küçükbaş hayvancılığa uygun” Kırmızı Et Üreticileri ve Sanayicileri Birliği (ETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yücesan, Türkiye coğrafyasının esasında küçükbaş yetiştiriciliğine uygun olduğunu belirtti. Türkiye’de, yeşilin olduğu mevsimin bazı bölgelerde 4 aya düştüğüne dikkati çeken Yücesan, “Avrupa’da belli bölgelerde 8-12 ay boyunca hem yağmur alan hem toprağı verimli olan hem de sürekli bitkisi olan ve yılda 3-4 defa ürün alınabilen tarlalar var. Bizde 2 kez ürün almak bile sürpriz. Ülkemizde yem maddeleri pahalı olduğu için hayvan ve et ürünleri pahalıya geliyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Yüksek fiyatlarla üretilen yem pahalıya satılıyor” Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (Türkiyem-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Karakuş da şöyle konuştu: “Arpanın tonu geçen sene başında 700 lira civarındayken geçtiğimiz ay bin lirayı gördü. Yeni mahsulle 800-850 liralara doğru çekildi. Yüksek fiyatlarla üretilen yem besicilerimize pahalıya satılıyor. Süt fazlası varken et açığının olması normal değil. Bu sorunların çözülmesi için çalışmalaryapılmalı.”

Yayın: Göle haber

Ette KDV kalkarsa 1 TL indirim de kasaplardan gelecek!

Ette KDV kalkarsa 1 TL indirim de kasaplardan gelecek!

Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ette KDV indirimi yapması halinde 1 TL’lik esnaf indirimiyle ette 5 TL indirim olacak. Devlet ete müdahale etsin ama bunun yanında KDV’yi de kaldırsın” dedi.
Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Türkiye’de kesimlik sığır veya et sıkıntısının olmadığını belirterek, mangal sezonunda spekülatörlerin ortaya çıktığını söyledi. Yardımcı, 4 TL’lik KDV indiriminin ardından 1 TL de kasapların indirim yapması halinde etin 5 TL ucuzlayacağını söyledi.

Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik’in kırmızı et fiyatlarını tırmandırma ve speküle edici girişimlere izin verilmeyeceğini, Türkiye’de yeterli miktarda kesim olgunluğuna gelmiş kasaplık sığır bulunduğu açıklamasını değerlendirdi. Yardımcı, yaz mevsiminin gelmesi ve mangal sezonun açılmasıyla birlikte her yıl et fiyatlarının gündeme gelmesinden yakındı.

“Mangal sezonu spekülatörleri”

Kırmızı ete son iki yılda sadece 2 TL zam geldiğini aktaran Yardımcı, “Bu büyük bir zam değil. Et kıtlığı da yok. Ülkemizde havyan da çok et de çok. Bazı spekülatörler var, yok değil. Yaz sezonunda vatandaşlarımız ete yükleniyor. Talep olduğu zaman satış oluyor. Bunu fırsat bilenler her yıl aynı şeyi ısıtıp vatandaşın önüne koyuyor. Ette büyük bir zam yok” dedi.

“KDV kalksın”

Türkiye’de beyaz eşya ve mobilyada fiyatların düşmesiyle piyasada bir hareketlilik yaşandığını aktaran Yardımcı, “KDV indirimi yapıldı. Bugün temel gıda maddesi et de yüzde 1 alışlı yüzde 8 çıkışlı, yüzde 2 zirai stopaj, yüzde 1 çiftçi primiyle yüzde 11’i buluyor. Bu durum ortadan kalktığı zaman etin kilogramında 4 TL indirim olur. KDV kalktığında 4 TL’lik bir indirim olur. Bakan Faruk Çelik, kasaplara karkas sığır eti 22.5 ve sanayici ve ye mekçilere 20.5 TL’den karkas sığı eti satılacağını söylüyor. Devletin et fiyatlarına müdahale etmesine karşı değiliz. Ama devlet müdahale ettiği zaman çiftçinin maliyetini de ortaya çıkarmak gerekir” diye konuştu.

“Ete müdahale edilmesi doğru”

Ramazan ayının da yaklaştığını kaydeden Yardımcı, “Biz iki yıldır Ramazan ayında ete zam yapmadık. Devlet ete müdahale etsin ama bunun yanında KDV’yi de kaldırsın. Yemde KDV’yi kaldırdılar, yemciler zam koydu. Nasıl olacak. Devlet her noktada yer alsın. Mesela 5 bin dana besleyen kişiye, 500 adette dişi sığır besleme zorunluluğu getirilsin. Her sene sığır sayısı artar. Türkiye’de et sorunu yok. 1-2 TL para kazanalım diye, spekülatörlük yapılması çok yanlış” dedi.

“Hodri meydan”

Kasapların alışa göre satış yaptığını dile getire Yardımcı, “Biz eti daha ucuza satmak isteriz. Biz her zaman vatandaşın yanındayız. Ne kadar çok et satarsak o kadar çok para kazanırız. Esnafın maliyeti yüksek. Biz devlete sırtımızı dayamadık. Devlete sırtımızı dayayalım. Bakan Çelik’e, diyorum ki ette KDV’yi kaldırsınlar. Temel gıda maddesi ette KDV kalkarsa 4 TL olur, 1 TL’de biz kaldıralım. 5 TL’lik indirim olur. Hodri meydan. İndirimlerle birinci sınıf kaliteli etin fiyatı 36-37 TL arasında değişir” ifadelerine yer verdi.

“Ette 5 TL indirim olur”

Bakanlığın ete müdahale etmesinin karşısında değil yanında olduklarının altını çizen Yardımcı, “Ülkemizde ne kesimlik sığır sıkıntısı nede et sıkıntısı var. Bazı girdilerin artmasından dolayı fiyata uymayan birileri vardır. Küçük esnafa sahip çıkılmalıdır. Bakanlığımız bizim sesimizi de duymalı. Spekülatörlere de fırsat vermemelidir. Vatandaşla esnafı karşı karşıya getirmesinler. Etin maliyeti neyse esnafımız o fiyattan satar. KDV’yi düşürsünler ette hemen 5 TL indirim olur” açıklamasını yaptı.

Hayvancılık Çelişkisi!

Hayvancılık çelişkisi!

Destekler artıyor, ithalat artıyor ama et fiyatları düşmüyor!

Tarım ve hayvancılıkta yerli üretimi teşvik etmek amacıyla Milli Tarım Projesi başlatılırken, ithalattan da taviz verilmiyor. Hayvancılığa verilen destekler yıllara göre artmasına rağmen ithalatın da buna paralel artması uygulanan politikaların sorgulanmasına neden oldu. Diğer yandan fiyatları düşürmek için yapılan ithalatın da hiçbir yaraya merhem olmadığı görülüyor. Dana kıymanın fiyatı ithalatın başladığı 2010 yılında 16 lira iken bugün 44 lira.

Türkiye, kırmızı ette ithalata bağımlı hale geldi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın son müdahale kararı da ‘ithalat bağımlılığı’nı bir kez daha gözler önüne serdi. Bakan Çelik, et fiyatlarının artışına gerekçe olarak ‘spekülatörleri’ gösterse de bugünlerde yaşanan krizin altında geçtiğimiz yıl 7 ve 8’nci aylarda besilik hayvan ithalatının yapılmaması yatıyor.

TÜRKİYE 7 YILDIR İTHALAT YAPIYOR

Türkiye, kırmızı et açığını kapatmak için 2010 yılından bu yana kasaplık hayvan, besilik hayvan ve kırmızı et ithalatı yapıyor. İthalatlar, dönemsel olarak yapılsa da artık kalıcı hale geldi. Son yaşanan kriz de bu acı gerçeği bir kez daha teyit etti.

Türkiye’nin besilik hayvan ithalatı yaptığı dönemlerle, bu hayvanların kesimliğe gittiği dönemler karşılaştırıldığında Türkiye’nin ithalata bağımlılığı ve ithalatın iyi yönetilmediği daha iyi görülüyor. Geçen yıl ithalat yetkisi Et ve Süt Kurumu’na verilmeden önce özel sektör tarafından 4, 5 ve 6’ncı aylarda yoğun bir besilik hayvan ithalatı yapılmıştı. Bu hayvanlar da ortalama 8 ay sonra yani bu yıl Ocak-Şubat aylarında kestirildi. Ocak-Şubat aylarında et fiyatlarında bir sorun yaşanmazken, Mart ayı ile birlikte fiyatlarda sorun yaşanmaya başlandı. Bunun nedeni de geçtiğimiz yıl 7 ve 8’nici aylarda ithalatın yapılmamasından kaynaklanıyor. Bilindiği üzere Avrupa ülkelerinden ithal edilen besilik hayvanlar 8 ile 10 ay, Güney Amerika ülkelerinden ithal edilen hayvanlar ise 6 ile 7 ay arasında kesimlik hale geliyor. İşte bundan dolayı geçtiğimiz yıl Temmuz ve Ağustos aylarında ithalat yapılmadığı için bu yıl Mart ayında kestirilecek hayvan sayısı düştü.

İTHALAT NEDEN DURMUŞTU?

Besilik hayvan ithalatı özel sektör tarafından yapılırken, geçen yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile bu ithalat yetkisi Et ve Süt Kurumu’na verilmişti. Et ve Süt Kurumu’nun ihale süreçleri uzadığı için de 7 ve 8’nci aylarda ithalat yapılamamıştı.

RAMAZAN AYINDA FİYATLARIN DÜŞMESİ BEKLENİYOR

Diğer yandan geçtiğimiz yıl 11 ve 12’nci aylarda 200 bin baş besilik hayvan ithalatı yapılmıştı. Bu aylarda ithal edilen besilik hayvanlar da Haziran ayı itibariyle kesimlik hale gelecek. İşte bundan dolayı kırmızı ete talebin artacağı Ramazan ayında beklenenin aksine et fiyatlarının düşmesi öngörülüyor.

TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL’ÜN İTHALATI OCAK-ŞUBAT-MART’TA YAPILMADI

Ancak Ramazan ayında bir sıkıntı öngörülmese de Ramazan Bayramı’nın artından tatil sezonun başlamasıyla birlikte yine ithalatın aksamasından dolayı fiyatlarda kriz bekleniyor. Çünkü Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında kesimliğe girmesi gereken hayvanların bu yıl Ocak, Şubat ve Mart aylarında ithal edilmesi gerekiyordu. Et ve Süt Kurumu’nun yine piyasaya geç girmesinden dolayı bu yıl Ocak ve Şubat ayında hiçbir besilik hayvan ithalatı yapılmazken, Mart ayında kısmi bir ithalat yapıldı. İşte bundan dolayı tatil sezonu ve turizm sektörünün en canlı dönemini yaşayacağı Temmuz, Ağustos ve Eylül ayında et fiyatlarında ciddi bir sıkıntı bekleniyor.

BESİCİLERİN TALEBİ AÇIKLANMADI

Et ve Süt Kurumu, besilik hayvan ithalatı için üreticilerden talep toplamıştı. Geçtiğimiz Şubat ayında sona eren başvurularda, besicilerden yoğun bir talep geldiği kaydediliyor. Et ve Süt Kurumu, besicilerden ne kadar talep geldiğini açıklamazken, geçtiğimiz iki ay içinde besicilerin talep ettiği ithalatı yapmaması da ‘süreç iyi yönetilmiyor’ eleştirilerini gündeme getirdi.

Hayvanlara Küpe Affı

Sığır cinsi hayvanlarla koyun ve keçi türü hayvanlar bu yılın sonuna kadar idari para cezası uygulanmadan küpelenerek kayıt altına alınacak.

Yasal süresinde kayıt altına alınamayan her yaştaki sığır cinsi hayvanlarla koyun ve keçi türü hayvanlar bu yılın sonuna kadar idari para cezası uygulanmadan küpelenerek kayıt altına alınacak.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, konuyla ilgili iki yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. “Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ve “Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” gereği 2017 sonuna kadar hayvanların küpelenmesi ve kayıtlarının yapılması hedefleniyor.

Bakanlığın açıklamasında, yönetmeliklerle hayvan hareketlerinin ve hastalıklarının etkin kontrolünün sağlanarak, gerekli sağlık ıslah istatistik ve destekleme ödemeleri kayıtlarının daha düzenli tutulmasının amaçlandığı belirtildi.

Türkiye’de küçük ölçekli geleneksel aile işletmeciliğinin ve göçerliğin yaygın olması, Kurban Bayramı başta olmak üzere belli dönemlerde hayvan hareketlerinin yoğunlaşması, ağır kış şartları ve coğrafi koşullarla terör gibi nedenlerden dolayı yetiştiricilerin gerekli bildirimleri zamanında yapamadığı ifade edilen açıklamada, hayvanların da zamanında küpelenerek kayıt altına alınamadığı kaydedildi.

Bakanlık, yapılan yönetmelik değişiklikleriyle, daha önce kayıt altına alınamayan her yaştan sığır cinsi hayvanlarla koyun ve keçi türü hayvanların bu yılın sonuna kadar idari para cezası uygulanmadan küpelenerek kayıt altına alınacağını ve işletmede kayıtlı hayvan mevcuduyla fiilen bulunan hayvan varlığının uyumlu olmasının sağlanacağını bildirdi.

Kırşehir “damızlık üssü” olma yolunda

Sunduğu etin kalitesi nedeniyle İstanbul ve Ankara piyasalarından büyük ilgi gören Kırşehir’de, büyük işletmelerin yanı sıra köylerde de damızlık ve besi özelliği yüksek büyükbaş ve küçükbaş hayvanların artırılması için projeler yürütülüyor

Devamını Oku