Ette Kdv Yüzde 1’e Çekilsin


‘Ette KDV yüzde 1’e çekilsin’ PERDER Başkanı Ramazan Ulu, “Et ithalatında gümrük vergisini düşürmek, tüketiciye indirim olarak yansımaz. İthalat yerine, ette KDV yüzde 1 fe çekilsin vatandaş eti yüzde 7 daha ucuza yesin” dedi.

‘Ette KDV yüzde 1 ‘e çekilsin’ PERDER Başkanı Ulu, “Et ithalatında gümrük vergisini düşürmek, tüketiciye indirim olarak yansımaz, ithalat yerine, ette KDV yüzde 1 ‘e çekilsin vatandaş eti yüzde 7 daha ucuza yesin” dedi. İSTANBUL, AA İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Demeği (PERDER) Baçkanı Ramazan Ulu, et ithalatında gümrük vergisini düşürmenin tüketiciye indirim olarak yansımayacağını savunarak, “İthalat yerine, ette KDV yüzde l’e çekilsin vatandaş eti yüzde 7 daha ucuza yesin.” değerlendirmesinde bulundu.Ulu, yaptığı yazılı açıklamada, kırmızı et ithalatında gümrük vergisinin düşürülmesinin et fiyatlarına indirim getirmeyeceğini, aksine yerli üreticiyi küstüreceğini ifade etti. Kalıcı çözüm formülünün KDV indirimi olduğunu vurgulayan Ulu, “Et ithalatında gümrük vergisini düşürmek, tüketiciye indirim olarak yansımayacaktır. İthalat yerine, ette KDV yüzde l’e çekilsin vatandaş eti yüzde 7 daha ucuza yesin.” açıklamasında bulundu. Ramazan Ulu, Türkiye’nin bir tarım ve hayvancılık ülkesi olduğunu, çözümün ithalatta aramak yerine, yerli kaynaklara ve cefakar üreticiye yönelinmesi gerektiğini vurguladı.Geçen yıllarda da denenen ithalat formülünün hiçbirinde beklenen sonucu vermediğini dile getiren Ulu, şunları kaydetti:”Bize göre kalıcı çözüm için KDV oranlarının gözden geçirilmesi gerekiyor. Marketlerimize et yüzde 1 KDV ile giriyor. Mevzuat gereği biz vatandaşa yüzde 8 KDV ile satıyoruz. Bu uygulama hem bizim muhasebe yükümüzü artırıyor hem de vatandaşın eti daha pahalı yemesine yol açıyor. Maliye Bakanımız Naci Ağbal’ın gündeme getirdiği, İHKİB ile BMD gibi sektörel kuruluşların da destek verdiği reform paketiyle bu konu düzenlenebilir ve ette KDV oranı tüketiciye satışta da yüzde 1 olarak uygulanabilir. Düzenleme bugün yapılırsa tüm marketler yarın sabah eti halka yüzde 7 daha ucuza satma imkanı bulacak. Bir başka deyişle kıymanın ve kuşbaşının kilogramını en az 3 TL daha düşük fiyatla halkımıza yedirebileceğiz. Kırmızı et temel tüketim maddelerinden biridir. KDV indirimi önerimiz sadece tüketiciyi değil, yerli üreticiyi de koruyacak dedi.

Yayın: Hürses

Sektör Çiğ Süt Fiyatında Anlaştı


Sektör çiğ süt fiyatında anlaştı USK, çiğ süt referans fiyatını 1,3 liraya yükseltirken, sektör temsilcileri açıklanan fiyatta mutabık kaldı. Üreticiler ise emeklerinin karşılığını alabilmek için bakanlıktan destek istedi ULUSAL Süt Konseyi (USK), 1 Ağustos 2017-28 Şubat 2018 tarihlerinde çiğ süt referans fiyatının litre başına 1,3 lira olmasını kararlaştırırken, sektör temsilcileri bu fiyatta mutabık kaldı, üreticiler ise ancak maliyetlerini kurtarabildiklerini belirterek desteklerin artırılmasını istedi.

Yılın başından bu yana 1,21 lira olarak uygulanan çiğ sütün referans litre fiyatının artmasını değerlendiren USK Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, yeni fiyat konusunda üreticilerle sanayicilerin mutabık kaldıklarını söyledi. ORTAK BİR NOKTADA BULUŞMA 1 litre çiğ sütün üreticiye maliyetinin 1,08 lira olarak hesaplandığına işaret eden Çallı, yeni fiyatın uygun bir seviyede oluştuğunu dile getirdi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının fiyat belirlenmesinde bir müdahalesinin olmadığını ancak ortak bir noktada buluşulması için tavsiyede bulunduğunu anlatan Çallı, geçen dönem üretici satış fiyatının referans olarak belirtilen 1,21 liranın altında kalmadığını, bazı sütlerin kalitesine ve yağ oranına göre daha yüksek fiyattan satıldığını ifade etti. Çallı, Et ve Süt Kurumunun (ESK) ihtiyaç fazlası sütün değerlendirilmesi için piyasaya müdahalede bulunduğuna dikkati çekerek, “ESK’nin bu müdahalelerine önümüzdeki dönemde de devam edeceğini düşünüyoruz. Bunun bizce de sürmesi gerekiyor, ürettiğimiz sütü tüketemiyoruz” dedi.

‘İHRACAT DESTEĞİ BEKLİYORUZ’ Fiyat belirlenmesi aşamasında üreticiden alınan sütün kalitesine de bazı kriterler getirdiklerini söyleyen Çallı, önceki döneme göre sütteki yağ ve protein miktarlarında 0,1 puanlık artışa gittiklerini, çiğ sütün minimum yağ değerinin yüzde 3,6, minimum protein değerinin de 3,2 olmasını kararlaştırdıklarını bil- m ” ı m dirdi. Çallı, sütün kalitesini yavaş yavaş AB kriterlerine yaklaştırmaya çalıştıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Ekonomi Bakanlığından süt ve süt ürünleri ihracatıyla ilgili acil destek bekliyoruz. ESK’nın aldığı fazla sütleri yurt dışına katma değerli ürünler olarak yollamak Türkiye için faydalı olacaktır. Bunlar şu anda süt tozu olarak ihraç ediliyor. Yöresel ürünlerimizi mamul olarak daha fazla ihraç edebilirsek hem sektörümüz hem de Türkiye kazanacaktır. İhracatı arürabilirsek ESK’nın da piyasa regülasyonuna gerek kalmaz. Şu anda AB’ye süt ihracatı için 8 firma akredite olmuş durumda. AB’ye süt ve süt ürünleri ihracatı yapılıyor ancak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının diğer firmalara AB onayı verilmesi için çalışmalar yürütmesi gerekiyor. Ayrıca Türk süt sektörü, Rusya AB’den süt ürünleri alımını kestiğinde bu ülkeye ciddi anlamda ihracat yaptı ve yapmaya devam ediyor ancak onaylı firmaların çoğalması gerekiyor.” Çallı, Çin’e süt ve süt ürünü ihracatı yapmayı istediklerini, bu konuda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının teknik düzeydeki çalışmalarını hızlı ve kararlı bir şekilde tamamlaması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği (TSUMB) Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Salih Okumuş da belirlenen fiyatın beklenen bir seviyede oluştuğunu belirterek, “Fiyat yükseliş eğiliminde olmasına rağmen yeterli değil. Üreticiler olarak maliyeti hesaplarken emeğimizi katmıyoruz. Emeğimizin karşılığını alabilmemiz için Bakanlığımızın süte verdiği destek kalemini azaltarak, miktarlarını artırmasını istiyoruz. Süt desteklenirse buzağı da erkek dana da olur. Süt sanayisiyle aynı gemideyiz fakat şu anda emeğimizi aldığımız bir pozisyonda değiliz, sadece maliyetlerimizi karşılayacak bir fiyat oluşumu gerçekleşti” şeklinde açıklamada bulundu. Okumuş, süt hayvanlarına iyi bakılırsa ve işletme zarar etmezse Türkiye’deki et sorununun da çözüleceğini vurguladı.

Yayın: Dokuz Sütun

Genç Çiftçilere Damızlık Düve Dağıtıldı


Genç çiftçilere damızlık düve dağıtıldı TOKAT – Tokat’ın Reşadiye ilçesinde ‘Genç Çiftçi Hibe Destek Projesi’ kapsamında 12 çiftçiye 72 damızlık düve hibe edildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının başlattığı ‘Genç Çiftçi Hibe Destek Projesi” kapsamında damızlık düve almaya hak kazanan genç çiftçilere simenter cinsi düveler teslim edildi. 2017 yılında Genç Çiftçi Projesi desteğinden faydalanmak için Reşadiye ilçesinden 180 müracaat olmuştu. Başvuru sonucunda ll’i kadın toplam 12 çiftçi hibeden yararlanmaya hak kazandı. Kura çekimi ile belirlenen 6’şar adet damızlık düve genç çiftçilere teslim edildi. 6 tane damızlık düve aldığını belirten kadın çiftçi Şüheda Coşkun,”Allah, devletimize, Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımızdan bin kere razı olsun. Bize bu imkanı tanıyanlardan bin kere Allah razı olsun” dedi.

Yayın: Anayurt

Sütün geleceği peynirde…

Sütün geleceği peynirde…

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, toplam 26,8 milyar dolarlık dünya peynir ihracat piyasasında, 162 milyon dolarlık peynir ihraç edebildiğini, bunun ülke potansiyelinin çok altında olduğunu bildirerek, “şu ana kadar tespit edilen 193 çeşit peynir üretimiyle adeta bir peynir cenneti, inek sütü üretimde 10’ncu, koyun sütünde 2’nci, keçi sütünde 8’nci, manda sütünde 9’ncu olan Türkiye, peynir üretimini de iki-üç, ihracatını ise peynir çeşitlerini dünyaya tanıtarak en az 8-10 katına çıkarabilir” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2016 yılında dünyada 19,4 milyon ton peynir üretildiğini, Türkiye’nin bu üretimden 661 bin tonla yüzde 3,4 pay aldığını, 2015 yılı rakamlarına göre 26,8 milyar dolarlık dünya peynir ihracat pazarından ise 162 milyon dolarlık ihracatla yüzde 0,6 payda kaldığını ve dünya sıralamasında 24’ncü olabildiğini belirtti. Dünyada 656 milyon ton olan inek sütü üretiminin 17 milyon tonunu Türkiye’nin karşıladığına, sıralamada 10’nculuğu aldığına dikkati çeken Bayraktar, Türkiye’nin 1,1 milyon ton koyun sütü üretimiyle Çin’in ardından ikinci, 463 bin ton keçi sütü üretimiyle 8’inci, 55 bin ton manda sütü üretimiyle 9’ncu sırada bulunduğunu vurguladı.

Almanya’nın 32,4 milyon ton inek sütü üretimiyle dünya 5’nciliğini aldığını, koyun, keçi ve manda sütünde ilk 10’a giremediğini bildiren Bayraktar, Türkiye’nin, 661 bin ton peynir üretip, 162 milyon dolarlık ihracat yaparken, nüfusta ülkemiz boyutlarındaki Almanya’nın, 2,3 milyon ton peynir üretimiyle, ABD’nin ardından ikinciliği, 3,8 milyar dolarlık peynir ihracatıyla da dünya birinciliğini aldığına dikkati çekti.

-İhracatta ilk üç Almanya, Hollanda, Fransa-

Bayraktar, dünyada peynir deyince ilk akla gelen ülkelerden Fransa’nın, 25,3 milyon inek sütü ürettiğini ve 7’nci sırada yer aldığını, 604 bin ton keçi sütü üretimiyle 5’nci olduğunu belirterek, “Fransa 1,73 milyon ton peynir üretimiyle ABD ve Almanya’nın ardından üçüncü sırada. 3,3 milyar dolarlık peynir ihracatıyla Almanya ve Hollanda’nın ardından üçüncülüğü alıyor. 889 bin tonluk peynir üretimiyle Türkiye’yi geride bırakan iki-üç çeşitten fazla kendine özgü peynir çeşidi olmayan Konya büyüklüğündeki Hollanda, 3,5 milyar dolarlık peynir ihraç ediyor ve dünya ikinciliğini Fransa’ya bile bırakmıyor. İnek, koyun, keçi ve manda sütü üretimlerinde de ilk 10’a giremiyor” dedi.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ülkemiz, 661 bin tonluk peynir üretimiyle dünyada 8’nci sırayı alıyor. 5 milyon 548 bin tonla ABD’nin birinci olduğu listede bu ülkeyi, 2 milyon 285 bin tonla Almanya, 1 milyon 730 bin tonla Fransa, 1 milyon 5 bin tonla İtalya, 889 bin tonla Hollanda, 816 bin tonla Polonya, 745 bin tonla Brezilya, 661 bin tonla Türkiye, 569 bin tonla Rusya, 533 bin tonla Arjantin izliyor.

Türkiye’de 2011’de 519 bin olan peynir üretimi, 2012’de 564 bin tona, 2013’de 600 bin tona, 2014’de 633 bin tona, 2015’de 666 bin tona çıktı. 2016 yılında ise 661 tona geriledi.

-193 çeşit peynir-

Şu ana kadar tespit edilen 193 çeşit peynir üretimiyle adeta bir peynir cenneti, inek sütü üretimde 10’ncu, koyun sütünde 2’nci, keçi sütünde 8’nci, manda sütünde 9’ncu olan Türkiye, peynir üretimini de iki-üç, ihracatını ise peynir çeşitlerini dünyaya tanıtarak en az 8-10 katına çıkarabilir.

Türkiye’de tüketimi en yaygın olan peynirler; beyaz peynir, tulum peyniri ve kaşar peyniri olmakla birlikte, yöresel peynirler yönünden de hayli çeşitlilik göstermektedir. Yapılan çalışmalar, şu ana kadar 193 çeşit peynir üretildiğini tespit etmiştir. Edirne beyaz peyniri, Ezine peyniri, Antep peyniri, Urfa peyniri, Erzincan tulum (savak) peyniri, İzmir tulum peyniri, Konya Obruk tulumu, Çorum Kargı tulumu, Kars kaşarı, Kars gravyeri, Trakya kaşarı, çeçil peyniri, çökelek, Mihaliç peyniri, sepet peyniri, Konya yeşil peyniri, Ayvalık lor peyniri, lavaş peyniri, dil peyniri, Çerkez peyniri, Abaza peyniri, civil (tel) peynir, çanak peyniri, külek peyniri, cara (testi) peyniri, örgü peyniri, golot peyniri, yörük peyniri, tuluk peyniri, göçmen peyniri, Van otlu peyniri gibi yüzlerce peynir türü olan ülkemizin yöresel zenginliklerinin dünya tüketicileriyle buluşturulması gerekmektedir.”

-Kişi başına Fransa 26,8, Türkiye 8,3 kilogram peynir tüketiyor-

Peynirde üretim, ihracatın yanı sıra iç tüketimin de artırılabileceğini bildiren Bayraktar, “peynir, daha çok Avrupa, ABD, Kanada, Avustralya, Arjantin gibi ülkelerde çok tüketiliyor. Yılda kişi başına, Fransa’da 26,8, Almanya’da 24,6, ABD’de 16, Avustralya’da 13,4, Arjantin’de 12,9, Kanada’da 12,5, İngiltere’de 12,1, Yeni Zelanda’da 8,8 kilogram peynir tüketiliyor. AB ortalaması 18,3 kilogramı buluyor. Ülkemizde 8,3 kilogram olan peynir tüketimi AB’nin oldukça gerisinde. Tüketimi daha da artırmak mümkün… Buna karşın Rusya 5,7, İran 4,7, Mısır 4,3, Brezilya 3,8 kilogram peynir tüketimleriyle Türkiye’nin oldukça gerisindeler. Çin’de ise kişi başına peynir tüketimi, 0,1 kilograma kadar iniyor” dedi.

Bayraktar, peynir tüketiminin artırılması için fiyatların tüketicilerin ulaşabileceği seviyelerde tutulmasına yönelik tedbirler alınması, tüketim alışkanlığı kazandırmak için ise okul sütü programının peynir gibi süt ürünleriyle çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dünya peynir ihracatında Almanya’nın 3,8 milyar dolarla ilk sırayı aldığını belirten Bayraktar, bu ülkeyi 3,5 milyar dolarla Hollanda, 3,3 milyar dolarla Fransa, 2,5 milyar dolarla İtalya, 1,4 milyar dolarla ABD, 1,4 milyar dolarla Danimarka, 1,2 milyar dolarla Yeni Zelanda, 0,8 milyar dolarla Belçika, 0,8 milyar dolarla İrlanda, 0,7 milyar dolarla İngiltere’nin izlediğini bildirdi.

-4 Körfez ülkesi, Ürdün ve Rusya 2,2 milyar dolarlık peynir alıyor-

162 milyon dolarlık ihracatla dünya sıralamasında 24’ncü olan Türkiye’nin 44 ülkeye peynir ihraç ettiğini, bunun yüzde 62’sinin 10 ülkeyle sınırlı olduğunu, ihracatın üçte birinin Irak’a, dörtte birinin ise Suudi Arabistan’a yapıldığına dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“2015 yılında, Suudi Arabistan 682 milyon dolarlık peynir alıyor ama bu ülkeye bizim ihracatımız 43,9 milyon dolarda kalıyor. Suudi Arabistan, peynir ihtiyacının sadece yüzde 6,4’ünü Türkiye’den karşılıyor. Yine 268 milyon dolarlık ithalat yapan Kuveyt, bizden 13,4, 328 milyon dolarlık ithalat yapan Birleşik Arap Emirlikleri 9,7, 114 milyon dolarlık ithalat yapan Ürdün bizden 9,6, 85 milyon dolarlık ithalat yapan Katar bizden 3,5 milyon dolarlık peynir alıyor. 5 ülkenin 1 milyar 477 milyon dolarlık peynir ithalatı varken, bizim bu ülkelere ihracatımız sadece 80 milyon dolarda kalıyor. Yine Rusya 720 milyon dolarlık peynir alıyor, bizim ihracatımız 1,4 milyon dolar. Rusya’yı dahil edersek 2,2 milyar dolarlık bir pazarda payımız 81,4 milyon dolar. Bu pazarlara bizden daha yakın büyük üretici yok. Avantajımızı kullanmalıyız. Bu tablo hedef pazarlara girmek kadar mevcut pazarlardaki payımızın da artırılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini göstermektedir. Bu konuda üretici, sanayici, ihracatçı, kamu, üniversiteler yani sektörün bütün tarafları bir araya gelerek bir iş planı yapılmalı, mevcut pazarların yapısı ortaya konularak hedefler belirlenmeli, buna göre gerekli adımlar atılmalıdır. Biz üretici örgütleri olarak üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız.

-“Hedef ihracat, hep beraber kazanabiliriz”-

Madem hedef ihracat yani 193 çeşit peynirimizi dünya tüketicileriyle buluşturmak, o zaman enerjimizi buna harcayalım, hep beraber nasıl kazanabiliriz, nasıl markalaşabiliriz, bunun için kim ne yapmalının yollarını belirleyelim. Oturalım yol haritamızı belirleyelim; üretici ne yapacaksa bizler onun için çabalayalım, sanayici kendi konusunda çabalasın, devlet de üzerine düşen görevi yapsın, sektörün önünü açsın. Hep birlikte kazanalım, ülke kazansın.”

Üretimde yaşanan sorunların çözülmesi halinde dış pazarlarda rekabetin mümkün hale geleceğini belirten Bayraktar, “sektörün üretimden pazarlamaya kadar ki süreçte sorunları var. Süt fiyatları üretimin sürdürülebilirliğini sağlamaktan uzak… Bugün yemin 1 lira 8 kuruş olduğu ülkemizde 90-95 kuruşlara süt satılıyor, üretici bir kilo süt satarak 1 kilo yem bile alamıyor. Üretici önünü görerek, geleceğe güvenle bakarak üretim yapamıyor Yılda 400 binin üzerine buzağı ölüyor. En önemli gelir kaynağımızı yaşatamıyoruz. Hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edemiyoruz, bakım ve besleme kaynaklı verim kayıplarını yeterince önleyemiyoruz. Süt üretimimiz sürekli artıyor. Önümüzdeki yıllarda 25 milyon tonlara çıkacak. Sütün geleceği peynirde… Peynir üretimini artırıp dünyaya satmamız lazım” dedi.

Kırklareli’nde Süt Hijyeni Eğitimi


KIRKLARELİ NDE SÜT HİJYENİ EĞİTİMİ

KIRKLARELİ Gıda Tarım ve Hayvancılık İI Müdürlüğü, ‘Süt Hijyeni Eğitimlerinin başlayacağını bildirdi. Kırklareli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, ‘Süt Hijyeni Eğitimleri’nin 4, 5 ve 6 Nisan 2017 tarihlerinde başlayacağını duyurdu. Gıda Tarım ve Hayvancılık İI Müdürlüğünden yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

BAŞARILI OLANLARA BELGE

Eğitim sonrası başarılı olan kursiyerlere ‘Süt Hijyeni Kurs Bitirme Belgesi’verilecek olup eğitim bilgilerinin ‘Süt Kayıt Sistemi’ne kayıt edilebilmesi, sütün toplanması, depolanması ve nakliyesinde çalışacak kişilere Süt Hijyen Kurs Bitirme Belgesi zorunluluğu getirebilmesi Bakanlığımız mevzuatlarınca belirlenecektir Eğitimlere katılmak isteyen kursiyerler eğitimin başlama tarihinden önce Müdürlüğümüz ile iletişime geçerek bilgi alabilecekleri gibi Kırklareli Süt Üreticileri Birliği’ne de kayıtlarını yaptırabilirler.”

Kadınlara Peynir Üretimi Eğitimi

KADINLARA PEYNİR ÜRETİMİ EĞİTİMİ

Sivas İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Ziraat Odası Başkanlığı ve Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü arasında imzalanan ‘Çiftçilerimiz Gençleşiyor Projesi’ mesleki eğitim kursları işbirliği protokolü kapsamında kadın çiftçilere peynir üretimi eğitimi verildi.

Eğitim sonunda İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Seyit Yıldız, İş-Kur İl Müdürü Hikmet Canpolat kursiyerleri ziyaret etti. İl Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürü Seyit Yıldız kurs hakkında bilgi verek,”Biz bu kursları açarken İş-Kur İl Müdürlüğü’nün de önemli katkıları var onların destekleri ile bu kursları açıyoruz. Onlar kursları açıyor bizde personelimizle birlikte kursiyerlerimize eğitim veriyoruz. Peynir yapım kursunu gerçekleştirdik. Köyde ilk akla gelen peynir yapımı, sizler peynir yapımını elbette biliyorsunuz ama peynir çeşitleri açısından daha detaylı bir eğitim aldınız” dedi İş-Kur İl Müdürü Hikmet Canpolat ise,”Yürüttüğümüz faaliyetlerin önemli bir kısmını bu kurslar oluşturmaktadır. Diğer köylerimizde de benzer kursları açacağız, gördüğüm kadarıyla Güney Köyü’nde kurs oldukça verimli olmuş. Peynir sürekli tüketilen bir ürün umuyorum ki aldığınız eğitimi hayata geçirip ülkemize katma değer oluşturursunuz, katılımlarınız için hepinize teşekkür ederim”diye konuştu. (İHA)

ESK’nın karkas et satışları piyasayı rahatlatacak


ESK’nın karkas et satışları piyasayı rahatlatacak

Et ve Süt Kurumu (ESK) Türkiye genelinde yemek sanayisine kilogramı 20,50 lira KDV, kasaplara ise 22,50 lira KDV fiyattan karkas dana eti satışına başladı. Kurum, piyasanın ihtiyaçları karşılanıncaya kadar et satışına devam edecek.

ESK bugünden itibaren yemek sanayi ve şarküteri üretimi alanında fiilen faaliyet gösteren firmalara kilogramı 20,50 lira KDV dondurulmuş karkas dana eti satışı için teklifler almaya başladı. Müracaatlar, Sakarya ve Sincan Et Kombinası Müdürlüklerine yapılırken, satışlar peşin veya kredi kartı ile gerçekleştirilebiliyor.

Satışı yapılacak toplam ürün miktarı firma bazında 50 tonu geçemeyecek ve işletme kapasite raporunun üzerinde satış yapılmayacak.

Yemek sanayisinde faaliyet gösteren işletmelerin Türkiye Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonuna (YESİDEF) üye olmaları gerekiyor.

Kıymada 32 lira, kuşbaşıda 34 lira tavan fiyat uygulaması devam edecek

Öte yandan, ESK, Kasaplar Federasyonuna üye kasaplara da bugünden itibaren kilogramı 22,50 lira KDV fiyatla taze karkas dana eti satışı gerçekleştirmek için Sakarya, Sincan ve Yozgat Et Kombinası Müdürlüklerinde teklifler alınmaya başlandı.

Kasaplar, kurumdan satın aldıkları karkas etleri, perakende olarak geçen sene Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in girişimleri ile sektör tarafından belirlenen tarifeyle kıymada kilogramı 32 lira ve kuşbaşıda kilogramı 34 liradan satışa sunacak.

Kasaplar, çeyrek veya bütün karkas olarak piyasaya satış yapamayacak. Böyle bir durumun tespiti halinde o işletmeye et satışı durdurulacak.

Fiyatların spekülatif olarak tırmanmasını önlemek için adım atan ESK, piyasanın ihtiyaçları karşılanıncaya kadar satışlarına devam edecek.

“ESK’nın bu adımı bizim için ‘esnek hesap’ gibi”

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, birkaç aydır karkas fiyatlarında sebepsiz tırmanış olduğuna dikkati çekerek, buna bağlı olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin de gerekli adımları attığını ve ESK’nın piyasaya et satışına başladığını söyledi.

Yalçındağ, bir kasabın günde ortalama 50-60 kilogramlık satış yapabildiğine işaret ederek, “Et fiyatları yükseldikçe vatandaşın alım gücü azalıyor. Vatandaş kırmızı et alamayınca bizim de satışlarımız düşüyor. Düşünülenin aksine kasaplar olarak bizi de et fiyatları artışları rahatsız ediyor, çıkmasını istemiyoruz. Çünkü hem fiyat hem de oluşan algı sebebiyle kırmızı et satışları olumsuz etkileniyor. Bu sebeple ESK’nın bu adımlarını çok olumlu buluyoruz” diye konuştu.

Piyasada karkas et satış fiyatının ortalama 26-27 lira civarında olduğuna işeret eden Yalçındağ, şöyle devam etti:

“ESK kasaplara 22,5 lira KDV fiyattan karkas et satışı yapacak. Bankalarda vatandaşlar için ‘esnek hesap’ var. ESK’nın bu adımı bizim için de ‘esnek hesap’ gibi. Bu imkandan kasaplar faydalanacaktır. Çünkü kasapların alım maliyetlerinde 2-3 liralık fark oluşuyor. ESK’nın bu satışları piyasada rahatlamayı temin eder. En azından etiketlere yansıyan fiyatların yükselmesini önler. Fiyatlardaki yükseliş trendi durur. Düşüş için net çözüm olarak KDV’nin yüzde 1’e indirilmesini önermiştik. Bu adımlarla birlikte KDV de indirilirse etiketlere 4-5 lira indirim yansır. Mübarek üç aylara giriyoruz, önümüz ramazan, yaz sezonunda da ete talep artacaktır. Söz konusu tedbirleri bunun için de olumlu bir adım olarak görüyoruz.”

Sene başından bu yana karkas et fiyatları yüzde 3,6 arttı

Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerine göre, sene başında (5 Ocak) kilogramı ortalama 25,04 lira olan yağsız dana karkas etinin fiyatı 23 Mart itibarıyla yüzde 3,6 artışla 25,95 liraya yükseldi.

Bakan Çelik, söz konusu yükselişlerle ilgili son günlerde spekülatörlerin boş durmadığını belirtmiş, “Kırmızı et piyasasında fiyatları tırmandırma gayreti içinde olanları görmezden gelemeyiz. Piyasaları speküle edici girişimlere kesinlikle izin vermeyeceğiz. Et ve Süt Kurumumuz devreye girmiş bulunuyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Malatyalı Çiftçilere Destek Anlatıldı

MALATYALI ÇİFTÇİLERE DESTEK ANLATILDI

MALATYA Gıda Tarım ve Hayvancılık II Müdürlüğü, Doğanşehir ilçesinde çiftçilere desteklemeler hakkında bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya, Malatya Gıda Tarım ve Hayvancılık II Müdür Vekili Tahir Macit, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Zeki Sadak, Kırsal Kalkınma ve örgütlenme Şube Müdürü Ahmet Erkek, Doğanşehir ilçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Şerif Çetintaş ile II ve ilçe Müdürlüğü teknik personelleri katıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı desteklemelerinin üreticiler için önemli olduğunu söyleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık II Müdür Vekili Tahir Macit, “Elimizden geldiğince üreticilerimizle bir araya gelerek Bakanlığımız desteklemeleri hakkında bilgilendirmelerde bulunuyoruz. Fakat tüm üreticilerimize ulaşmak mümkün olmayabiliyor. Bugün burada siz muhtarlarımızla bir araya gelerek, bizlerin ulaşamadığı mahallenizdeki üreticilerimize desteklemeleri anlatmanızdır. Aklınızda kalan soru işaretlerini gidermek için her daim, hafta içi, hafta sonu demeden bizlere ulaşarak bilgi alabilirsiniz.” diye konuştu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından et fiyatlarına karşı hamle: Pazartesiden itibaren…


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından et fiyatlarına karşı hamle: Pazartesiden itibaren…

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Türkiye’de yeterli miktarda kesim olgunluğuna gelmiş kasaplık sığır bulunuyor. Spekülatörlerin boş durmadığını görüyoruz. Kırmızı et piyasasında fiyatlarıyla tırmandırma gayreti içinde olanları görmezden gelemeyiz. Piyasaları speküle edici girişimlere kesinlikle izin vermeyeceğiz” dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye’de yeterli miktarda kesim olgunluğuna gelmiş kasaplık sığır bulunduğunu belirterek, piyasaları olumsuz etkileyecek girişimlere kesinlikle izin vermeyeceklerini bildirdi.

Bakan Çelik, yazılı açıklamasında, Türkiye’de kesimlik hayvan arzında bir sıkıntı olduğuna ilişkin iddialara karşı, Türkiye’de yeterli miktarda kesim olgunluğuna gelmiş kasaplık sığır bulunduğunu ifade etti.

Buna rağmen son günlerde spekülatörlerin boş durmadığını vurgulayan Çelik, “Kırmızı et piyasasında fiyatlarları tırmandırma gayreti içinde olanları görmezden gelemeyiz. Piyasaları speküle edici girişimlere kesinlikle izin vermeyeceğiz. Et ve Süt Kurumumuz devreye girmiş bulunuyor. Pazartesiden itibaren, kasaplarımıza kilogramı 22,5 lira fiyatla taze karkas sığır eti, yemek ve et sanayicilerine de 20,5 lira fiyatla dondurulmuş karkas sığır eti satışı yapılacak.” değerlendirmesinde bulundu

Kaynak: AA

Milli Tarım Projesi Faaliyete Geçmeli


MİLLİ TARIM PROJESİ FAALİYETE GEÇMELİ
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu yıl uygulamaya koyacağı Milli Tarım Projesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Büyükşehirlerdeki işsizliği, nüfus yoğunluğu ile göçü azaltmak, yerli üretimi desteklemek ve köyüne kesin dönüş yapmak isteyen vatandaşlar için 2016 yılında uygulanmaya başlayan Köye Dönüş Projesi’nin yenilenerek bu yıl ‘Milli Tarım Projesi’ adı altında devam edeceğini bildiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken “Projeye geçtiğimiz yıl 350 bin genç çift ön başvuruda bulundu ve bunların 135 bini evrakını tamamlayarak il ve ilçe müdürlüklerine müracaat etti. Bu yıl tasarım aşamasında olan ‘Milli Tan m Projesi’ içerik olarak geliştirilip genç girişimcilere daha fazla kolaylık sağlarsa rakamlar iki katına çıkabilir. Bu durum köylerimizde azalan nüfusu canlandırmaya ve ekonomiye büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

“YAŞ SINIRI KALKMALI”

Palandöken bu proje sayesinde tarım ve hayvancılıkta çeşitlilik ile verimin de artacağına dikkati çekerek şunlarr kaydetti: “Proje memleketlerine kalıcı dönüş yapmak isteyen vatandaşlarımız ve ülke ekonomimiz için çok önemli fakat her sene gerekli tespitler yapılarak yenilikler getirilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra projeden yararlananlar için, üretimlerin devamlılık sağlaması doğrultusunda vergi, elektrik, su borçları ile Bağ-Kur primlerinde kolaylık sağlanmalı.” İthalata dayalı hayvancılık anlayışının azalması hususunda projenin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, 20 ile 30 yaş arasında belirlenmesi beklenen yaş sınınnın kalkması gerektiğini ifade etti.

ANKARA (Anayurt)