Tarımsal Hasılada Avrupa Lideriyiz

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç: “2017 yılında toplam tarımsal hasılamız 190 milyar lira olmuştur. Bu alanda Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında birinci durumdadır, dünyanın 7. ülkesidir. Biz tarım arazisi varlığı itibarıyla dünyanın 17. ülkesiyiz ama tarımsal hasıla itibarıyla dünyanın 7. ülkesiyiz. Çiftçimizin bu konuda sahip olduğu kaynakları en iyi şekilde kullanma noktasında dünya çiftçisinden daha başarılı olduğunu söylemek istiyorum.” açıklamalarında bulundu. MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan: “Türkiye, dünyanın lider tarım üreticilerinden biri olmayı hak ediyor.” ifadelerinde bulundu.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, “2017 yılında toplam tarımsal hasılamız 190 milyar lira olmuştur. Bu alanda Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında birinci durumdadır, dünyanın 7. ülkesidir.” dedi.

Tunç, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından Adana’da bir otelde gerçekleştirilen “Tarımda Kalkınma” konulu Türkiye İstişare Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, tarım ve kalkınmanın birbirini tamamlayan iki önemli konu olduğunu söyledi.

Bütün tarımsal kalkınma çalışmalarının sürdürülebilir olması gerektiğini belirten Tunç, hayata geçirdikleri çalışmalarda özellikle bu kriter üzerinde durduklarını ifade etti.

Kırsal kalkınmanın aslında içinde tarımsal kalkınmayı da barındıran kırsal alanların tarım ve tarım dışı sektörlerle gelişmesini hedefleyen bir kavram olduğuna dikkati çeken Tunç, esas olanın, kırsal kesimde yaşayan vatandaşların hayat standartlarını ve yaşam koşullarını iyileştirici faaliyetlerin bütünü olduğunu kaydetti.

Tunç, dünyada tarım alanındaki sorunların birbirinden çok farklılık göstermediğini, tüm ülkelerde tarımsal nüfusun yaşlandığını, insanların tarımdan uzaklaştığını, gençlerin ise tarıma ilgi duymadığını söyledi.

Tarımsal kalkınmayla ilgili bazı verilerle ilgili de bilgi veren Tunç, şöyle devam etti:

“2017 yılında toplam tarımsal hasılamız 190 milyar lira olmuştur. Bu alanda Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında birinci durumdadır, dünyanın 7. ülkesidir. Biz tarım arazisi varlığı itibarıyla dünyanın 17. ülkesiyiz ama tarımsal hasıla itibarıyla dünyanın 7. ülkesiyiz. Çiftçimizin bu konuda sahip olduğu kaynakları en iyi şekilde kullanma noktasında dünya çiftçisinden daha başarılı olduğunu söylemek istiyorum. Tarımın ülkemizde gayri safi yurt içi hasıladaki payı yaklaşık yüzde 6,5 civarında seyretmektedir. 2017 yılında tarım sektörü yüzde 4,9 büyümüştür. Tarımsal ihracatımız yaklaşık 17 milyar dolar, ithalatımız ise 12 milyar dolar civarındadır. Ülkemiz tarımda net ihracatçıdır. 2018 yılında toplamda üreticilerimize 14,5 milyar lira destekleme vermiş olacağız. 2019 yılında bunu 16,1 milyar liraya çıkarttık, geçen hafta Mecliste bütçemizi sunduk ve bu konuda onayı aldık.”

Kırsal kalkınma için bakanlıklarının verdiği desteklerden de bahseden Tunç, tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, depolanmasıyla ilgili ekonomik yatırımlarla, makine ekipman alımı ve sulama sistemleri yatırımlarını desteklediklerini kaydetti.

Tunç, 81 ilde yürütülen kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programıyla toplam 10 bin projeye 3,5 milyar lira hibe desteği sağladıklarını, halen 2 bin 400 projenin yatırımının devam ettiğini söyledi.

Bakanlık tarafından verilen diğer destekleri de anlatan Tunç, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2018 yılının 9 ayında çiftçilere toplam 29,3 milyar lira tarımsal kredinin kullandırıldığını aktardı.

Tunç, kredilerin geriye dönüş oranının Ziraat Bankasında 2002 yılında yüzde 38 iken, 2017 yılında yüzde 99,1, Tarım Kredi’de bu oranın 2002 yılında yüzde 71 iken 2017 yılında yüzde 98,7 olduğunu bildirdi.

Tunç, bakanlıklarının ağırlık merkezini Ankara’dan taşraya kaydıracak havza bazında bir organizasyon yapısı üzerinde çalıştıklarını, bu sayede sorunların çözümünü yerinde sağlayacaklarını sözlerine ekledi.

“KAYNAKLARI EN AKILCI BİÇİMDE ÜRETİME ÇEVİRMEK DURUMUNDAYIZ”

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan da tarımın merkezlerinden Adana’da sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini değerlendirip tarımda yol haritasını gözden geçireceklerini kaydetti.

Türkiye’nin tarım üretimi konusunda köklü bir bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olduğunu belirten Kaan, “Türkiye, dünyanın lider tarım üreticilerinden biri olmayı hak ediyor. Biliyoruz ki kaynaklarımız kısıtlı ve bu kaynakları en doğru, en akılcı biçimde kullanarak üretime çevirmek durumundayız. Çünkü paranın gücünü ülkenin üretim gücü belirler. Üretemezseniz enflasyonla mücadele edemezsiniz. Üstelik sorumluluğumuz sadece içinde bulunduğumuz nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret değil, dünya üzerindeki tüm kaynakları, canlıları tüm nüfusu düşünmek zorundayız.” diye konuştu.

Dünyada yaşanan değişim, dönüşüm rüzgarlarından büyük oranda etkilenen alanlardan birinin de gıda ve tarım olduğunu vurgulayan Kaan, nüfusun ve tüketimin artmasının etkisiyle küresel pazarda müthiş bir rekabetin doğduğunu kaydetti.

Kaan, 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyar olacağının öngörüldüğüne dikkati çekerek, “Tüketim, talep artacak, rekabet daha da artacak. Fakat nüfus ve talep yukarı yönlü hareket ederken görüyoruz ki ekilebilir tarım arazileri azalıyor. İklimler değişiyor ve bundan en fazla etkilenenlerin birisi de tarım arazileri ve tarımsal üretim alanları oluyor.” dedi.

Türkiye’nin acil olarak önlemlerini alması gerektiğini vurgulayan Kaan, tarımsal ve hayvansal üretimin arttırılmasının elzem olduğunu, nüfusun her yıl bir milyon civarında arttığını ve 2030 yılında ülke nüfusunun 100 milyonu aşacağının öngörüldüğünü kaydetti.
Kaan, gıda israfının küresel bir sorun olduğunu, buna çözümün küresel çapta bir zihniyet değişiminden geçtiğine vurgu yaparak, Yemen’de yaşananlara dikkati çekti.

Adana Valisi Mahmut Demirtaş da Çukurova yöresinin sahip olduğu iklimi, verimli toprakları ve sulama olanaklarıyla Türkiye’nin en önemli tarım alanlarının başında geldiğini vurgulayarak, yörenin ülke ve dünya için de önemli bir gıda arz merkezi olduğunu söyledi.
Adana’da, 4,9 milyon dekar tarımsal alan üzerinde üretim yapılmaya devam edildiğini belirten Demirtaş, “Adana tarımının ulusal gelire katkısı 2003 yılında 1,9 milyar lira iken, yüzde 400’lük artışla 2017 yılında 7,7 milyar liraya ulaşmıştır. Yine aynı dönemde tarımsal ihracatımız da benzer artış oranı göstererek 93 milyon dolardan 491 milyon dolara yükselmiştir. Öte yandan 2017 yılında üreticilerimize 338 milyon lira tarımsal destek ödemesi gerçekleştirilmiş, bu rakamla birlikte son 15 yılda üreticilerimize verilen nakit destek miktarında 8 kat artış sağlanmıştır.” diye konuştu.

Kaynak: Adana AA

Genç Çiftçi Akademisi Bursa’da Başladı

Ziraat Bankası tarafından geliştirilen Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi, Ankara, Adana ve Şanlıurfa’dan sonra Bursa’da da ders zilini çaldı.

Ziraat Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, gençlerin tarıma olan ilgisini artırmak, belli konularda tarımsal üretim ve yatırım yapmayı öğretmek, eğitimli ve bilinçli genç çiftçiler yetiştirmek ve gençlere tarım alanında girişimcilik bilinci kazandırmak amacıyla Ziraat Bankası tarafından geliştirilen Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi Ankara, Adana ve Şanlıurfa’dan sonra Bursa’da da eğitime başladı.

Akademinin bu yıl son durağı olan Bursa’daki tanıtım ve imza töreni Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Açıklamada törendeki konuşmasına yer verilen Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, “bir bankadan daha fazlası” marka vaadine layık olabilmek amacıyla, bir hayallerini daha gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını bildirdi.

Banka olarak kuruluşlarından itibaren her zaman ülke tarımının yanında olduklarını vurgulayan Göğebakan, şunları kaydetti:

“Yalnızca güneşli günlerde değil, bulutlu ve yağmurlu günlerde de üreticilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Sektörün ve üreticinin gelişimi için, sürekli olarak kendimizi yeniledik. Dünya ticaret savaşlarını, ülkemize yönelik kur ataklarını yaşadığımız ve içinden geçmekte olduğumuz şu dönemde dahi, tarım üreticilerimizi korumaya, tarımsal yatırımları ve üretimi desteklemeye, dünden daha güçlü şekilde devam ediyoruz.

Ziraat Bankası olarak, yalnızca tarımsal üretimi hedef alan stratejimizi, tarladan tabağa, tarladan sanayiye kadar olan süreci de kapsayacak şekilde, tarımsal değer zincirinin finansmanı olarak değiştirdik. Bankamızdaki değişim ve dönüşüm sürecinde tarım finansmanından hiçbir zaman geri durmadık. Halen, ülkemizin en çok kredi veren Bankası olduğumuz gibi, tarım sektörünün finansmanında da tüm bankalar arasında yüzde 65 payla sektörün en büyük oyuncusu olmaya devam ediyoruz. Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi ile tarım sektöründe kendi işini kurmayı ya da bu sektörde çalışmayı düşünen ya da halen bu alanda çalışan gençlerimize eğitim alma imkanı sağlayarak, ülkemiz tarımı için geleceğin tohumlarını atıyoruz.”

– “Türk tarımına yatırım yapacak gençleri, uzmanlarla buluşturduk”

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Bilgili de Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi ile Türk tarımına yatırım yapacak ve katkı verecek gençleri, konunun uzmanlarıyla buluşturduklarını belirtti.

Banka-üniversite iş birliğine dayalı eğitim programının hayırlı olmasını temenni eden Bilgili, “Başta Ziraat Bankası yetkilileri olmak üzere, eğitim programında görev alan öğretim üye ve yardımcılarına ve diğer emeği geçen herkese şükranlarımı sunar, eğitime katılan kursiyerlere başarılar dilerim.” ifadesini kullandı.

Ziraat Bankası Tarım Politikaları Bölüm Başkanı Ferhat Pişmaf ise, eğitimi Ankara, Adana ve Şanlıurfa’ dan sonra Bursa’da da hayata geçirdiklerini aktardı.

Üniversitelerle birlikte öğrencilere önemli katkılar sağlayacak şekilde ciddi programlar hazırladıklarını kaydeden Pişmaf, “Yalnızca gençlerimizin değil, tüm yaş gruplarının Genç Çiftçi Akademisi’ne gösterdiği ilgi ve aldığımız başvuru sayıları heyecan verici düzeyde. Hatta, başvuru yaptıktan sonra beni ne zaman çağıracaksınız şeklinde aldığımız telefonlar, gençlerimizin bu tür programlara ne kadar ihtiyaç duyduklarını ve doğru yolda olduğumuzu bizlere gösteriyor. Programlarımıza katılmak isteyen gençlerimizin, Ziraat Bankası’nın internet sayfasını ziyaret ederek, başvuru formunu doldurmaları yeterli. Genç Çiftçi Akademisi’ni 2019 yılından itibaren hem farklı illere yayıp, hem de yeni üretim konuları ekleyerek daha da zenginleştireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

Hayvancılıkta “acil önlemler paketi” geliyor

Hayvancılıkta “acil önlemler paketi” geliyor

Hayvancılık sektörüne yönelik “acil önlemler paketi” yılbaşından itibaren devreye girecek. Hayvan ithalatı,kırmızı et piyasası, çiğ süt primi, süt ürünleri ihracatına destek,yem hammaddeleri ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması gibi bir dizi kararı kapsayan “acil önlemler paketi” 2019’un ilk günlerinde uygulamaya konulacak.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 19 Aralık’ta yapılan Gıda Komitesi toplantısından sonra “Tarımda 2019’un yol haritasını belirledik” açıklamasının ayrıntılarına DÜNYA ulaştı. Özellikle hayvancılık sektörüne yönelik bu yılın hemen başında devreye girecek bir dizi önlem alınıyor.

Bakan Albayrak ilk işareti twiter mesajı ile verdi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Gıda Komitesi Toplantısı’ndan sonra twiter hesabından şu mesajı paylaşmıştı: “Tarımda ithal girdi bağımlılığını azaltma ve tarımsal erken uyarı sistemine ilişkin 2019 planlaması başta olmak üzere, önemli başlıklarda yol haritamızı hazırladık. 2019 çok daha stratejik adımları atacağımız bir yıl olacak.”

DÜNYA’nın ulaştığı 2019 yılı yol haritasında, özellikle 31 Mart’ta yapılacak yerel seçim öncesinde en çok sorun yaşanan hayvancılık sektörü için bir dizi önlem yer alıyor.
Önlemler arasında, 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle çiğ süt prim desteğinin artırılması da var. Bunu Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 22 Aralık’ta açıkladı. Pakdemirli’nin açıklamasına göre, Ocak,Şubat,Mart 2019 döneminde çiğ süt destekleme primi litre başına 15 kuruşluk artışla 25 kuruş olarak ödenecek.

Hayvan kesimleri hızlandırılacak
Et ve Süt Kurumu depolarında biriken 20 bin tonu aşkın karkas et nedeniyle hayvanın kesimi için 3 ay sonrasına gün veriyor. Şubat 2019’a kadar kesim için randevu verilen ve kesilmesi beklenen hayvan sayısı 300 bin başa ulaştı.Alınacak önlemlerden birisi de hayvan kesimini hızlandırmaya yönelik olacak. Buna göre Et ve Süt Kurumu kesimleri hızlandırarak piyasadaki sıkışıklığı 1 ayda ortadan kaldıracak. Böylece yetiştirici hayvan kesimi için 3 ay beklemeyecek.

Hayvan ithalatına sınırlama

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bir süreden beri “Önümüzdeki 6 ay kasaplık hayvan ithalatı olmayacak” açıklaması daha da genişletiliyor. Hayvancılığa yönelik acil önlem paketinde kasaplık hayvan ithalatının yanı sıra damızlık Holstein gebe düve ithalatının durdurulması, besilik dana ithalatına da 2019 yılı içinde sınırlama getirilmesi öngörülüyor. Besilik hayvan ithalatında 2014 yılındaki uygulamaya geri dönülüyor. İthalat yapmak için iç piyasadan belli miktarda hayvan alınması şartı getirilecek. 2014 yılında ithalat yapmak isteyenler iç piyasadan aldıkları hayvan kadar ithalat izni veriliyordu. Örneğin 100 baş ithal etmek için iç piyasadan 100 baş besi hayvanı alma şartı vardı. Şimdi tekrar bu uygulamaya geçilecek.

Sütte ihracata destek,yem dayatmasına son verilecek

Çiğ sütte destekleme priminin 15 kuruş artışla litre başına 25 kuruşa çıkarılmasının yanı sıra ihracata da destek verilecek. Süt ürünleri ihracatı yapacak her kuruluşa destek sağlanması öngörülen yeni uygulamada amaç iç piyasadaki arz fazlası süt ürünlerinin ihracatını sağlamak.Ayrıca süt sanayicilerinin “yemimi almazsan sütünü almam” dayatmasına da son verilmesi öngörülüyor. Bir çok süt sanayicisi çiğ süt üreten çiftçiye yem satıyor. “Yemimi almazsan sütünü almam” dayatması karşısında çaresiz kalan üretici mecburen yem alıyor.Bu uygulamanın da sona erdirilmesi için yeni düzenlemeler yapılacak.

Ocak’ta referans fiyat belirlenmeyecek

Çiğ süt destekleme priminin litre başına 10 kuruştan 25 kuruşa çıkarılması nedeniyle, Ulusal Süt Konseyi’nin Ocak ayında toplantı yaparak referans fiyat belirlemeyeceği ve daha önce belirlenen 1 lira 70 kuruşluk fiyatın bir kaç ay daha geçerli olacağı ifade ediliyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yaptığı açıklamada bunun ipuçlarını verdi. Pakdemirli 1 lira 70 kuruş olan referans fiyatın 25 kuruşluk prim ile 1 lira 95 kuruşa yükseldiğini ifade etti. Bu açıklama referans fiyat için yeni bir toplantı olmayacağının işareti olarak gösteriliyor.

Yem ithalatında vergi sıfırlanıyor

Alınacak bir başka önlem ise yem hammaddeleri ithalatına ilişkin. Yem hammaddeleri ithalatında geçen yıl yüzde 7.8’e kadar düşürülen gümrük vergisi 2019 itibariyle sıfırlanacak.

Gıda Komitesi devrede

Hayvancılıkta devreye girecek “acil önlemler paketinin” ilk olarak 19 Aralık’ta yapılan Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi (Gıda Komitesi)’nde ele alındığı öğrenildi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın başkanlığında, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli,Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın ve ilgili bakanlıkların üst düzey bürokratlarının katıldığı 19 Aralık 2018 tarihli Gıda Komitesi toplantısında hayvancılık sektörüne ilişkin bu önlemler konusunda karar alındı. Önlemlerin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından tek tek kamuoyuna açıklanması kararlaştırıldı. Pakdemirli ilk olarak 22 Aralık’ta çiğ süt primini açıkladı. Önümüzdeki günlerde diğer önlemlerle ilgili ayrıntıları açıklaması bekleniyor.

Acil önlemler paketinde neler var?

1- Çiğ süt destekleme primi 2019 yılının ilk 3 ayında litre başına 15 kuruş artışla 25 kuruş olacak
2- Et ve Süt Kurumu hayvan kesimlerini hızlandırarak 3 aylık bekleme süresini sonlandıracak
3- Canlı hayvan ithalatına sınırlama getirilecek
4- Süt ürünleri ihracatına destek verilecek
5- Yem hammaddeleri ithalatında vergi sıfırlanacak
6- Besi hayvanı ithalatında ithal edilecek hayvan kadar iç piyasadan alma şartı olacak
7- Süt sanayicisinin üreticiden süt alırken yem alma dayatması önlenecek

Ali Ekber Yıldırım

 

Süt prim desteği 25 kuruşa çıkacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, litre başına verilen ortalama 10 kuruş olan Süt Prim Desteği’nin, 15 kuruş artırılarak 25 kuruşa yükseltildiğini bildirdi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yazılı açıklama yaparak süt üreticilerine müjde verdi. Pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, süt üreticilerinin üretim maliyetlerinin düşürülmesi, üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması, vatandaşların ucuz süte ulaşmalarını temin etmek, “Enflasyonla Topyekun Mücadele” kapsamında fiyat artışının tüketimde talep daralması yaratmasının önüne geçmek ve arz / talep dengesinin devam edebilmesi için çiğ süt destekleme fiyatlarında yeniden düzenleme yaptıklarını kaydetti.

Bu kapsamda, yeni yıldan itibaren ocak, şubat, mart aylarında süt üreticilerine, litre başına verilen ortalama 10 kuruş Süt Prim Desteği’ni 15 kuruş artırarak, 25 kuruşa yükselttiklerini ifade eden Pakdemirli, “Böylece Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı tavsiye fiyat kararı olan 1,70 liralık sütün litre fiyatı, Bakanlığımızca yapılan 25 kuruşluk desteklemeyle 1,95 lira olacaktır. Bu desteklemeyle, 2019 yılının ilk 3 ayında süt üreticilerimize toplam 571 milyon lira süt desteği yapılmış olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

ÇKS ve destek başvurularında son gün 31 Aralık

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçi kayıt sistemi (ÇKS) ve destek başvuruları için tanınan sürenin 31 Aralık Pazartesi günü mesai bitiminde sona ereceğini bildirdi

Bayraktar, yaptığı açıklamada, yönetmeliğe göre 30 Haziran’da sona eren ÇKS başvuru süresinin Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin girişimleriyle uzatıldığını hatırlattı.

ÇKS ve destek başvuruları için tanınan sürenin 31 Aralık Pazartesi günü mesai bitiminde sona ereceğine dikkati çeken Bayraktar, “2018 yılı için belirlenen, küçük aile işletmeleri desteği dekar başına 100 lira, fındık alan bazlı gelir desteği dekar başına 170 lira, bombus arı kullanım desteği koloni başına 60 lira, toprak analiz desteği ise analiz başına 40 liradır. Çiftçilerimizin bu desteklerden yararlanabilmeleri için başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Çiftçilerimizin yoğunluk yaşanabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak bir an önce kayıtlarını yaptırmalarında fayda var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, ÇKS kaydı yaptırmak ve desteklerden faydalanmak isteyen çiftçilerin bağlı oldukları Tarım ve Orman il veya ilçe müdürlüklerine şahsen veya yasal temsilcisi aracılığıyla başvurmaları gerektiğini vurguladı.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Müslüm Doğru bu sabah Çiftçi TV Kanalında.

Değerli Üyelerimiz,
Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Müslüm Doğru bu sabah Çiftçi TV Kanalında Taner Öztürk’ ün sunduğu Çiftçi Haber Programına canlı bağlantı ile katılmıştır. Programı izlemek isteyen üyelerimiz için linki aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

Başkanımız Sencer Solakoğlu TGRT Haber Anlat Bana programının konuğu oldu.

Değerli Üyelerimiz,

Başkanımız Sn. Sencer Solakoğlunun 12 Aralık 2018 Çarşamba günü katıldığı TGRT Haber Kanalında yayınlanan Meliha Okur ile Anlat Bana programını kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için linki aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

 

 

Başkanımız Sencer Solakoğlu, İrfan Donat’ın Sunduğu Tarım Analiz programında değerlendirmelerde bulundu…

Değerli Üyelerimiz,
Başkanımız Sn. Sencer Solakoğlunun 12 Aralık 2018 Çarşamba günü katıldığı Bloomberg HT kanalında yayınlanan İrfan Donatın Sunduğu Tarım Analiz programını kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için linki aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

Bloomberg HT Tarim Analiz Programı Yayını için tıklayınız…

Bakan’dan kırmızı et açıklaması: İhtiyacımız yok

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, konuk olduğu bir televizyon kanalında, Türkiye’nin kırmızı et üretimi ve ithalatına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Piyasaları dengeleme ve sosyal sorumluluk açısından 81 ilde teşkilatı olan 3 market zincirinde kuşbaşı ve kıymayı belli fiyatlardan sattıklarını dile getiren Pakdemirli, kuşbaşı eti 31, kıymayı da 29 liraya sattıklarını belirtti.

Bakanlık olarak iki görevleri olduğunu, birinin tüketiciyi korumak diğerinin de üreticiyi kollamak olduğunu dile getiren Pakdemirli, Türkiye’de farklı fiyatlarda her türlü ete karşı talep olduğunu söyledi. Bakan Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Sosyal sorumluluk anlamında verilen ucuz etler ortalama aylık 5-6 bin ton ama Türkiye’de 100 bin tonun üzerinde et tüketimi var. Bu et tüketimini bize şunu gösteriyor. Her çeşit, her kalite ve fiyattaki kırmızı ete vatandaşımız rağbet ediyor ve bunu satın almaya devam ediyor. Bu konuda bir miktar ithalat yapıyoruz, yapmak durumundayız. Küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığımız artırmışız. Küçükbaş 30 milyondan 45 milyona gelmiş. Büyükbaş hayvan varlığımız 9 milyondan 16 milyona gelmiş. Aslında üretimde yüzde 60 artışımız var. Bunu unutmamamız gerekiyor. Türkiye’nin bu konuda büyük bir başarısı var. Peki bu başarıya neden ithal ediyoruz. Çok basit bir sebebi var. Türkiye 2002 yılında kişi başı 6 kilogram et tüketiyordu şimdi 15 kilo et yemeye başlamış. Türkiye’nin refahı artmıştır.  2002’de bu milletin yiyecek eti yokmuş bugün 15 kilo yiyor. Her şey kırmızı etten yana.”

Pakdemirli, Türkiye’nin protein üretimi bakımından bir eksiği bulunmadığını aktardı.

“ŞİMDİLİK BİR İTHALATA İHTİYACIMIZ YOK”

Beyaz etin fazla ihracatının bulunduğunu, bunun da 400 milyon dolar olduğunu dile getiren Pakdemirli, balık etinde 2023 hedeflerine ulaştıklarını, bunun da 1 milyar dolar olduğunu bildirdi.

Vatandaşın tercihine saygı duyduklarını vurgulayan Pakdemirli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Vatandaşın tercihine bir şey diyemeyiz ama biraz daha tavuk ve balık eti yesek aslında Türkiye et olarak kendi kendine yeter ama tercih bu tarafta. Biz de Bakanlık olarak bunu kendimize ödev edindik. Biz bu işin ithalatını bitireceğiz. Yerli üreticimizi destekleyeceğiz. Biz kesim fiyatından tutun her zaman yerli üreticimizin yayındayız. İthal zaman zaman yapmak zorunda kalabilir miyiz? Ben önümüzdeki 4-5 ay ette ithallik bir durum görmüyorum. Önümüzdeki 4-5 ay boyunca Türkiye’nin stokları bol bol yeterli. Türkiye’nin 4-5 ay boyunca ithal etle ilgili bir problemi yok gibi gözüküyor. Bunu tekrar yılbaşından sonra değerlendiririz. Bir ihtiyaç olursa ithalat yapılır. Şimdilik bir ithalata ihtilacımız yok. Vatandaşımızın tercihi kırmızı etten yana o yüzden biz de bununla ilgili gerekli çalışmaları kısa vadeli olsun, orta vadeli olsun, uzun vadeli olsun hazırlıkları yaptık yapıyoruz.”

“2021’den sonra özellikle kasaplık et ithalatı tamamen sıfır olacak.” diyen Pakdemirli, şu anda da ithalat bulunmadığına işaret etti. Pakdemirli, bazı tüccarların besilik dana getirdiğini, bunun gelmesinde de fayda olduğunu kaydederek “Ama onun dışında kasaplık canlı hayvan ithalatımız 2021’den sonra inşallah bir daha olmayacak.” diye konuştu.

KAYNAK: AA

İthal 300 bin hayvan ve 20 bin ton et elde kaldı, ihracat için pazar aranıyor

Türkiye et fiyatlarını düşürmek için 9 yıldır canlı hayvan ve karkas et ithal ediyor. Plansız ithalat yüzünden stoklar doldu taştı.

Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) depolarında biriken 20 bin ton karkas et ve kesilmek üzere bekleyen 300 bin baş canlı hayvanı ihraç etmek için pazar aradığı iddia edildi.

İran, Irak, Suriye ve Katar pazarı için yapılan araştırmalardan olumlu sonuç çıkarsa ihracat başlayacak.

ESK SOĞUK HAVA DEPOLARI DOLDU TAŞTI

Tarım Dünyası’nda yer alan habere göre ESK soğuk hava depolarında yaklaşık 20 bin ton kırmızı et stoku oluştu.

Etin şoklanması ile ilgili sorun yaşamaya başlayan kurum, ihracat için pazar arayışına girdi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bir süre önce et fiyatının yüksekliğinden şikâyet ederek, “Et yemeyin, hindi, tavuk, balık yiyin.” açıklamasından sonra ihracatın gündeme gelmesi şaşkınlıkla karşılandı.

HAYVAN KESTİRMEK İSTEYENE ŞUBAT 2019’A RANDEVU

Depoların dolu olması sebebiyle ESK’da hayvan kestirmek isteyen üreticilere en erken 2019 yılı şubat ayına gün veriliyor.

Besi süresini tamamladığı için kesilmek üzere ESK’ya üreticiler tarafından başvurusu yapılmış 300 bin büyükbaş hayvan var. Depolama konusunda sorun yaşayan ESK bu hayvanları kesmek yerine ihraç etmek istiyor.

YETKİLİLER ORTADOĞU’DA PAZAR ARIYOR

ESK ile Hayvancılık Genel Müdürlüğü yetkilileri ihracat için İran, Irak, Suriye ve diğer komşu ülkelere yönelik çalışma yapıyor. Ayrıca Katar’a ihracat için de çalışmalar sürdürülüyor.

Bu ülkelerden olumlu sonuç alınması halinde et ve sığır ihracatı hemen başlayacak. İlk etapta depolardaki karkas et ve kesim için sıra bekleyen canlı hayvanlar ihraç edilecek.

Kaynak: Ali Ekber Yıldırım